Connect with us

Taşkınlar

Şehir Selleri ve Taşkınlar  Nasıl Yönetilmeli?

Yayınlandı

on

Dursun Yıldız

Su Politikaları Uzmanı

Su Politikaları Derneği Başkanı

20 Mayıs 2026

İklim değişikliği şiddetli ve daha sık kuraklıklar getirdiği kadar aşırı yağışlara da neden olabiliyor. Yaşanan taşkın ve sel felaketleri  plansız ve çarpık kentleşmenin yanısıra Türkiye’nin iklim değişikliğine yeterince hazır olmadığını gösteriyor. Bilim insanları kuraklık,taşkın,sel ve diğer aşırı meteorolojik  olayların şiddeti ve sıklığının artarak devam edeceğini belirtiyor. Türkiye bunları yönetebilmek konusunda yasal ve kurumsal kapasite eksikliklerini maalesef tamamlayamamıştır.

Bugünlerde yaşadığımız şehir sellerinin önlenmesi için öncelikle düşen yağışın toprağa daha çok süzülmesini sağlayacak tedbirler alınmalıdır. Sünger kent  yaklaşımı benimsenmeli  ve daha az beton kaplama ile kent yüzeyinin geçirgenlik oranı artırılmalıdır  Ayrıca şehirlerin yağmur, sel suları için yağmur suyu toplama ve uzaklaştırma sistemleri atıksu sisteminden ayrı olarak inşa edilmelidir. Taşkınlar için her nehir havzasında taşkın yönetim planları, illerde ise İl Afet Risk  Azaltma planları var.Her ikisinde alınması gereken önlemler ayrıntılı bir şekilde belirtilmektedir. Buradaki sorun su yönetiminde çok başlı,çok parçalı ve koordinasyon eksikliği içinde bir yapının olmasıdır. Bu nedenle planların ve  tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanmasında sorunlar yaşanmaktadır.

Plansız ve Çarpık Kentleşme durdurulmalı

Kentlerimizi bu olağandışı meteorolojik olaylardan  korumak için öncelikle plansız ve çarpık kentleşme durdurulmalıdır. Mevcut durum için kentlerde  hızla ayrık sisteme geçilerek yağmur suyu atık su iletim hattından ayrılmalıdır.Kentlerde yağmur suyu hasadının mevcut binalarda da yaygınlaşması yerel yönetimlerce teşvik edilmelidir.

Kent içindeki derelerde İl Afet Risk  Azaltma Planlarına  belirtilen tedbirler ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından hızla alınmalıdır.  Taşkınlar için uyarı sistemleri yaygınlaştırılmalıdır. Taşkın riski olan yerleşimler aşırı ve şiddetli yağış tehditine karşı uyarılmalıdır.

Kentlerde yağmur suları  ayrık bir yağmur suyu toplama sistemi ile uygun yerlerde toplanmalıdır. Daha sonra  uygun bir  arıtma ile temizlik,park bahçe sulama gibi uygun işler için kullanılabilir. Fazla yağış alınan dönemlerde kırsalda suyun yeraltısuyuna sızdırılması için “Yeraltısuyu Besleme Projeleri” yaygınlaştırılmalıdır.

Kurumlar Arasında  Yetki Karmaşası Sürüyor

Kentlerde sel ve taşkınların önlenmesine yönelik tedbirlerin alınması konusunda  Belediyeler, İl özel İdareleri , Büyük Kentlerin Su ve Kanalizasyon İdareleri,DSİ Bölge Müdürlükleri gibi kurumlar yetkili ve sorumludur.  Ancak bu kurumlar arasında  bir yetki sorumluluk karmaşası da bulunmaktadır. Örneğin  yağmur suyunun toplanıp uzaklaştırılması, kentlerdeki derelerin ıslahı gibi konularda yetki ve sorumluluk konusunda yerel mevzuatta tam bir açıklık mevcut değildir. Görev ve yetki karmaşası nedeniyle alınması gereken tedbirlerin  uygulanması gecikebilmektedir. Bu nedenle yeni su yasası taslağında bu konuda bazı maddelere yer verilmiştir. Ancak yeni yasa taslağında da havza ölçeğinde etkin bir yetkili kurum tanımlanmış değildir. Bu da su yönetiminde mevcut çokbaşlı,çokparçalı yapının sürmesi ve sorunların devam etmesi sonucu doğuracaktır.

Türkiye iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini en etkin şekilde yönetebilmek için yasal ve kurumsal alandaki eksikliklerini hızla tamamlamalıdır.  

Okumaya devam et
Yorum atmak için tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2016 Su Politikaları Derneği Tüm Hakları Saklıdır.