Çevre Güvenliği
Marmara’nın Ritmine Ses Veren Öneriler
Yayınlandı
3 saat önceon
Yazar
Filiz Balta
Marmara’nın Ritmi | Ekonomik Dinamikler Çalıştayı
MBB Şehir Politikaları Merkezi / MMU Urban Policy Center – Düzenleyen
Marmara’nın Ritmine Ses Veren Öneriler: Su Dayanıklılığı, Çift Katmanlı Afet Protokolü ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile Bölgesel Geleceğe Dokunmak
Filiz BALTA

Su Politikaları Derneği ( SPD) Üyesi
Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı Derneği (KAPI) Başkan Yard.
www.supolitikalaridernegi.org (mailto:filizbaltaa@gmail.com)
Marmara Bölgesi’nin mekânsal, ekonomik, toplumsal, ekolojik ve kültürel dinamiklerini bütüncül bir yaklaşımla ele alan “Marmara’nın Ritmi” programı kapsamında, Marmara Belediyeler Birliği (MBB) ve İstanbul Planlama Ajansı (İPA) iş birliğiyle düzenlenen Ekonomik Dinamikler Çalıştayı’na (29 Ocak 2026, çevrim içi) derneklerimi temsil ederek katıldım. Program, yerel yönetimler, akademi, sivil toplum kuruluşları, dernekler ve özel sektör temsilcilerinin aktif katılımıyla şekillendi.
Çalıştay, Marmara Bölgesi’nin üretim, istihdam, ticaret kırılganlıklarını, yeşil dönüşüm süreçlerini, afetlere karşı ekonomik dayanıklılığı ve sürdürülebilir kalkınma politikalarını masaya yatırdı. Sanayi, turizm, tarım ve hayvancılık sektörlerinin sosyal-mekânsal etkileri katılımcı katkılarıyla değerlendirdi. Aşağıda, çalıştaydaki konuşmalarımın ana hatlarını genişleterek sunuyorum:
1. Su Kaynakları Entegrasyonu ve Marmara Su Dayanıklılık Fonu
Marmara Bölgesi’nde su stresi, ekonomik dinamiklerin en büyük kırılganlıklarından biri. Ülkemiz nüfusunun yaklaşık %28’i burada yaşarken, bölge havzaları Türkiye toplam yüzey suyu akışının yalnızca %4’ünü karşılıyor (WWF-Türkiye raporları, Aküzüm ve diğerleri 2010 verilerine dayalı). Sanayi (kimya, tekstil, otomotiv gibi su yoğun sektörler), tarım/hayvancılık (aşırı sulama) ve İstanbul’un devasa talebi bu dengesizliği derinleştiriyor.
Sonuç: yeraltı suları tükeniyor, baraj dolulukları kritik seviyelere iniyor, müsilaj ve sel riski artıyor.
Çalıştayda önerdiğim çözüm: Marmara Su Dayanıklılık Fonu’nun kurulması. Bu fonun amacı, su kaynaklarını sürdürülebilir yönetmek, sektörlerin su bağımlılığını azaltmak ve afet / iklim risklerine karşı ekonomik yapıyı güçlendirmek.
– Yönetim : MBB bünyesinde “Su Dayanıklılık Kurulu” – belediyeler, DSİ, Çevre Bakanlığı, üniversiteler, STK’lar (WWF-Türkiye, Su Politikaları Derneği vb.), dernek temsilcileri ve sektör odaları ile birlikte. Kararlar şeffaf, katılımcı ve tabandan gelen önerilere açık şekilde alınır.
– Finansman : Belediyelerden nüfus / GSYH oranlı katkı + merkezi hükümet teşvikleri + AB Yeşil Mutabakat hibeleri + uluslararası fonlar (CIF, GEF) + özel sektör “su ayak izi payı” + yeşil tahvil. Hedef: İlk 5 yılda 500 milyon – 1 milyar TL.
– Öncelikli Projeler: Sanayi tesislerinde su geri dönüşüm sistemleri (%30+ zorunluluk + %50 hibe), tarımda damla sulama ve akıllı sensör dönüşümü, yağmur suyu hasadı ve gri su geri kullanım altyapısı, afet yedek su kaynakları.
– Yol Haritası : 2026 hazırlık (su stresi haritası, protokol, STK/dernek vb katılımıyla paydaş toplantıları), 2027 pilot uygulamalar (İstanbul-Kocaeli-Bursa üçgeni), 2028-2030 genişleme (“Marmara Su Sertifikası” ve yıllık Su Forumu).
Bu fon, SKA 6 (Temiz Su), SKA 13 (İklim Eylemi) ve SKA 17 (Ortaklıklar) ile uyumlu bir model olur.
2. Afet Dayanıklılığı ve Çift Katmanlı Afet Protokolü
Deprem riski Marmara sanayisinin %70’inden fazlasını, tarım arazilerini ve turizm altyapısını doğrudan tehdit ediyor. Olası bir büyük depremde üretim durması, gıda tedarik zinciri kesintisi ve turizm gelir kaybı ulusal ekonomiyi sarsar. Sel, müsilaj ve iklim afetleri de benzer etki yaratıyor.
Çalıştayda sunduğum öneri: “Deprem + Su Krizine Karşı Çift Katmanlı Afet Protokolü”.
Bu protokol iki katmanlı bir koruma kalkanı oluşturur:
– 1. Katman – Önleme ve Hazırlık : Bölgesel “Yedek Altyapı Haritası” (kritik su kaynakları, sanayi tesisleri, tarım ovaları risk sınıflandırması), altyapı güçlendirme standartları (“Afet Dayanıklılık Sertifikası” – vergi indirimi teşvikiyle), sanayi/tarım/turizm işletmeleriyle ortak afet tatbikatları ve eğitim programları.
– 2. Katman – Müdahale ve Hızlı Toparlanma: Belediyeler arası “Yedek Üretim ve İstihdam Planı” (Kocaeli sanayisi durursa Bursa’ya geçici kaydırma), “Krizde İstihdam Koruma Fonu” (afet sonrası ilk 6 ay maaş desteği gibi), acil su yönlendirme protokolleri (İstanbul ihtiyacı için Bursa/Sakarya barajlarından aktarım), müsilaj/sel için “Bölgesel Atık Su İzleme Ağı” (gerçek zamanlı takip ve müdahale).
– Uygulama: MBB bünyesinde “Afet Ekonomik Dayanıklılık Komitesi” – belediyeler, DSİ, AFAD, sektör odaları, STK’lar ve dernek temsilcileriyle birlikte. Kararlar çalıştay gibi katılımcı süreçlerle alınır, protokol MBB Genel Kurulu’nda onaylanır ve her yıl güncellenir.

3. Sektörler Arası Dengeli Dönüşüm ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
Sanayi yoğunlaşması tarım arazilerini yok ediyor, turizm mevsimsel ve kırılgan kalıyor. Özellikle sanayi ve tarımda kadın istihdamı düşük, kayıt dışı ve güvencesiz; turizmde ise kadınlar genellikle düşük ücretli rollerle sınırlı. Afetlerde bakım yükü ve erişim eksikliği kadınları daha fazla etkiliyor.
Önerim: “Kent-Kırsal Su-Tabanlı Entegre Zincir” modeli kurulması. (su verimli organik gıda tedariki + ekoturizm), bölgesel “Yeşil Dönüşüm Fonları” ve MBB bünyesinde “Su Politikaları Koordinasyon Kurulu”.
Bu modelle İstanbul’un devasa gıda ihtiyacını, çevre illerin (Kocaeli, Sakarya, Bursa) tarım ve hayvancılık potansiyelinden su tasarruflu ve organik yöntemlerle doğrudan karşılayalım:
– Su verimli üretim: Damla sulama, akıllı sensörler ve yağmur suyu hasadı gibi teknolojilerle tarım/hayvancılıkta su tüketimini minimuma indirerek havzaların yükünü hafifletelim.
– Organik ve yerel tedarik: Kırsaldan kente aracı olmadan, belediyeler koordinasyonunda sözleşmeli tarım ve ortak pazarlar kurarak taze, organik gıdayı doğrudan ulaştırmak – nakliye maliyeti düşer, çiftçiler daha adil fiyat alır, kentli tüketiciler sağlıklı gıdaya erişir.
– Ekoturizm entegrasyonu: Organik çiftlikleri ekoturizmle (doğa yürüyüşü, çiftlik ziyaretleri, agro-turizm) birleştirerek kırsala ek gelir yaratmak, mevsimsel turizm baskısını dengelemek ve tarım arazilerini korumak.
Bu zincir, belediyeler arası iş birliğiyle hayata geçirilebilir: Ortak dijital platformlar, kooperatifler ve eğitim programları kurulabilir.
Ayrıca, tüm süreçte toplumsal cinsiyet eşitliğini merkeze alalım:
– Kadın istihdamını artıracak teşvikler (sanayi/tarım/turizmde cinsiyet dengeli işe alım, mesleki eğitim ve kooperatiflerde kadın önceliği).
– Afet protokollerinde kadın odaklı bakım ve erişim önlemleri.
– Kayıt dışı emeği azaltacak politikalar (güvenceli çalışma modelleri).
Bu süreçlerde toplumsal cinsiyet eşitliğini merkeze alarak: Kadın istihdamını artıracak teşvikler (cinsiyet dengeli işe alım, mesleki eğitim), afet protokollerinde kadın odaklı bakım ve erişim önlemleri, kayıt dışı emeği azaltacak politikalar. Bu yaklaşımlar SKA 5 (Toplumsal Cinsiyet Eşitliği), SKA 2 (Sıfır Açlık) ve SKA 12 (Sorumlu Tüketim ve Üretim) ile doğrudan uyumlu, ekonomik dayanıklılığı toplumsal adaletle güçlendirir.
Çalıştay, katılımcıların katkılarıyla somut politika önerileri üretti. Benim sunduğum fikirler – su dayanıklılık fonu, çift katmanlı afet protokolü ve toplumsal cinsiyet eşitliği vurgusu – Marmara’nın kırılganlıklarını fırsata dönüştürme potansiyeli taşıyor. Bu önerileri burada genişletilmiş haliyle paylaşarak, çalıştaydaki sesimizin kalıcı bir iz bırakmasını amaçlıyorum.
Marmara’nın Ritmi’nin sonraki çalıştaylarında (özellikle 18 Şubat 2026 Toplumsal Dinamikler) da katkı sunmaya devam edeceğim.
Bölgemizin geleceği su gibi akıcı, yeşil gibi sürdürülebilir, eşitlik gibi adil ve dayanışmayla güçlü olsun!
Filiz BALTA
Su Politikaları Derneği ( SPD) Üyesi
Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı Derneği (KAPI) Başkan Yard.
www.supolitikalaridernegi.org (mailto:filizbaltaa@gmail.com)
Beğenebileceklerin
-
Su Politikaları Derneği’nin de destek verdiği Büyük Menderes Havzası Su-Çevre-Ürün Güvenliği Çalıştayı 29 – 30 Eylülde Didim’de düzenlenecek
-
Su kirliliği artıyor Nehir Havzalarımızın yarısında su kalitesi yetersiz
-
SPD ‘nin yeni raporu: Su Güvenliği Çevreden Başlar
-
SPD ‘nin Araştırma Dizisi’nin üçüncü raporu yayınlandı: Su Güvenliği Çevreden Başlar
-
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Temiz su kaynaklarına erişim beka meselesidir”
-
Yere atılan sigara izmaritleri su’yu da zehirliyor
