Connect with us

Su Yönetimi

İklim krizinin merkezindeki su için yeni yol haritası!

Yayınlandı

on

Mevcut su yönetimi anlayışının yalnızca su arzını artırmaya ve sektörlerin ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanmasının iklim değişikliği, kuraklık ve artan su talebi karşısında yetersiz kaldığı belirtiliyor. Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, suyun doğal bir sistem olarak ele alınması gerektiğini belirterek, hidrolojik döngünün tamamını kapsayan bütünleşik yönetim modelinin uygulanmasını önerdi.

Yaren Tekin

Muhabir

23.07.2026 – 15:00Yayınlanma

İklim değişikliği, hızlı kentleşme, arazi kullanımındaki değişimler, ekosistemlerde yaşanan bozulmalar ve artan su talebi, mevcut su yönetimi anlayışının sınırlarını ortaya koyuyor. Uzun yıllardır su yönetiminde ağırlıklı olarak su arzını artırmaya ve sektörlerin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik politikalar uygulanırken, uzmanlar bu yaklaşımın günümüz koşullarında su güvenliğini sağlamada yeterli olmadığını ifade ediyor. Kuraklık, sel, yağış rejimindeki değişimler ve doğal kaynaklar üzerindeki baskının artması, suyun yalnızca ekonomik bir kaynak değil, birçok sistemi doğrudan etkileyen temel unsur olarak değerlendirilmesini gündeme getiriyor.

SU YÖNETİMİ NASIL OLMALI?

Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, mevcut anlayışın değiştirilmesi gerektiğini belirterek suyun sektör bazlı değil, hidrolojik döngünün bütününü esas alan bir sistem yaklaşımıyla yönetilmesi gerektiğini söyledi.

Yıldız, nehirler, göller ve yer altı sularını kapsayan mavi su kadar, toprak nemi, bitki örtüsü ve atmosferde bulunan yeşil suyun da su döngüsünün ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Hidrolojik döngünün tamamının yönetim anlayışına dahil edilmesinin iklim değişikliğine karşı direnci artıracağını kaydetti.

HAVZA TEMELLİ VE BÜTÜNLEŞİK YÖNETİM ÇAĞRISI

Parçalı kurum yapıları ve sektörel politikaların su yönetimini zorlaştırdığını belirten Yıldız, suyun idari sınırlar yerine doğal havza sınırları içinde hareket ettiğini söyledi.

Bu nedenle arazi yönetimi, ekosistemlerin korunması, tarım, enerji ve iklim politikalarının ortak bir çerçevede ele alınması gerektiğini belirten Yıldız, uyarlanabilir yönetim anlayışının benimsenmesi, veri temelli karar alma süreçlerinin güçlendirilmesi ve bütünleşik bilgi sistemlerinin oluşturulmasının çözümün temel unsurları arasında yer aldığını ifade etti.

SU POLİTİKALARININ İKLİM STRATEJİLERİYLE BÜTÜNLEŞMESİ GEREKİYOR

İklim değişikliğinin etkilerinin en belirgin şekilde su sistemi üzerinden hissedildiğini belirten Yıldız, “Su yönetiminin Ulusal Olarak Belirlenmiş Katkılar (NDCs), Ulusal Adaptasyon Planları (NAPs) ve iklim finansmanı mekanizmalarıyla bütünleştirilmesi, geleceğin su güvenliği açısından kritik önem taşımaktadır.” dedi.

Su yönetiminin yalnızca teknik bir konu olmadığını da vurgulayan Yıldız, “Karar alma süreçlerinde yerel yönetimlerin, kadınların, gençlerin, çiftçilerin ve diğer paydaşların etkin katılımını sağlayan kapsayıcı, şeffaf ve hesap verebilir yönetişim modelleri, uygulamaların başarısını artırmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Yaren Tekin

Yaren Tekin, 2001’de Adana’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Adana’da, üniversiteyi 2024’te Ankara’da tamamladı. Öğrenciliğinde bir kamu kurumunda staj yaptı. Ardından diksiyon ve spikerlik eğitimleri aldı. Bir televizyon kanalında muhabirlik yaptı. Temmuz 2025’ten bu yana Türkinform.com.tr’de çalışmalarını sürdürüyor.

Türk Enformasyon Ajansı – Turkish Information Agency

Kaynak:https://turkinform.com.tr/iklim-krizinin-merkezindeki-su-icin-yeni-yol-haritasi

Okumaya devam et
Yorum atmak için tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2016 Su Politikaları Derneği Tüm Hakları Saklıdır.