2025’e damga vuran tarımsal kuraklığın 2026’da da Türkiye’nin belli bölgelerinde etkili olacağını belirten Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, “2026 yılı da ne yazık ki şiddetli hava ve iklim olayları ile afetlerinin olumsuz etkilerinin yaşanabileceği bir dönem olmaya aday” diyor.
– ÖZLEM BAY YILMAZ
“Yeni yılda ciddi bir gıda güvencesizliği yaşayabiliriz”
“2026’da beni en çok endişelendiren kuraklık, su kaynaklarının azalması, kötü yönetim ve orman yangın riskinin artabilecek olması, tarımsal gıda güvenliğinin bozulması.
Umut veren bir şey yok. Ben bilim insanıyım, gerçekçiyim ve umut verecek somut bir ilerleme göremiyorum. İklim kanununda değişiklikler olursa, 2027’de bir umudum olabilir. Öte yandan eğer önlem alınmazsa; özellikle tarımda çiftçiye uygun, yeterli, güçlü, adil teşvikler verilmezse, hayat pahalılığının gida enflasyonuna yansımasının 2026’da daha şiddetli olacağını düşünüyorum. Bu sorunlar çözülemezse, ciddi adımlar atılamazsa, denetim ve yargı burada da etkili olmazsa, 2026’da ciddi bir gıda güvencesizliği yaşayacağız.”
Küresel iklim değişikliği etkilerini giderek artırıyor. İnsan kaynaklı iklim değişikliğinin tetiklediği buharlaşma artışı, hidrolojik döngünün şiddetlenmesi, sıcak hava dalgaları, seller, taşkınlar, heyelanlar, kuraklık, ekosistem bozulması ve tarımsal rekolte düşüşü gibi pek çok olumsuzlukla birlikte hayatımızı doğrudan etkiliyor. Son üç yılda bu tablonun değişmediğini söyleyen Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, küresel sıcaklık senaryolarından 2026 öngörülerine varana kadar, sorularımızı şöyle yanıtladı: