Su Politikaları Derneği (SPD), su yönetiminde yapay zekâ teknolojilerinin kullanımını ve gelecekteki etkilerini inceleyen yeni araştırma raporunu yayımladı. Raporda, yapay zekânın yalnızca veri analiz eden ve tahmin üreten bir araç olmaktan çıkarak su hizmetlerinin işletilmesinde aktif görevler üstlenebilen bir teknolojiye dönüşmesi ele alınıyor.
İnşaat Mühendisi ve Su Politikaları Uzmanı Dursun Yıldız ve Dr. Hasan Hüseyin Doğan tarafından hazırlanan raporda, su sektöründeki dijital dönüşümün yeni aşaması kapsamlı biçimde değerlendirildi.
Çalışma, iklim değişikliği, artan su talebi, yaşlanan altyapı, yükselen işletme maliyetleri ve nitelikli personel ihtiyacı karşısında yapay zekâ teknolojilerinin su yönetimine sağlayabileceği katkıları inceliyor.
SPD Raporu neyi anlatıyor?
Raporda, geleneksel Artificial Intelligence (Yapay Zekâ) uygulamalarından Generative AI (Üretken Yapay Zekâ) ve Agentic AI (Ajan Tabanlı Yapay Zekâ) sistemlerine geçişin su sektöründe önemli bir değişim yaratacağı belirtiliyor. Geleneksel yapay zekâ sistemleri ağırlıklı olarak verileri analiz ederek tahminlerde bulunurken, yeni nesil ajan tabanlı sistemler belirlenen hedeflere ulaşmak için farklı veri kaynaklarını değerlendirebiliyor, operasyonel süreçleri planlayabiliyor ve belirlenmiş yetki sınırları içerisinde uygulamaya yönelik işlemler gerçekleştirebiliyor. Bu teknolojilerin su temin ve dağıtım sistemlerinde, atık su arıtma tesislerinde, enerji kullanımında ve altyapı bakımında önemli verimlilik artışları sağlayabileceği ifade ediliyor.
Su Kayıplarının Azaltılması ve Enerji Verimliliği Ön Planda
Raporda ajan tabanlı yapay zekânın su sektöründeki kullanım alanları somut örneklerle açıklanıyor. bununla ilgili neler söylersiniz?
Akıllı sensörler, SCADA sistemleri ve Machine Learning (Makine Öğrenmesi) uygulamalarının birlikte kullanılmasıyla şebekelerdeki sızıntıların daha erken belirlenmesi, bakım ihtiyaçlarının önceden tahmin edilmesi ve müdahale süreçlerinin hızlandırılması mümkün olabilecek. Benzer şekilde, arıtma tesislerindeki havalandırma ve pompalama süreçlerinin optimizasyonuyla enerji tüketiminin azaltılması ve işletme maliyetlerinin düşürülmesi hedefleniyor. Raporda Almanya, İsveç ve ABD’deki uygulamalardan örneklere de yer verilerek bu teknolojilerin su hizmetlerinde kullanım potansiyeli değerlendiriliyor.
Yapay Zekâ Su Güvenliği için neler yapılmalı?
Yapay Zekâ Su Güvenliği için yeni bir toplumsal güvenlik ağı oluşturabilir. Araştırmanın dikkat çekici bölümlerinden biri, yapay zekânın yalnızca teknik ve ekonomik verimlilik açısından değil, toplumsal fayda açısından da ele alınması. Raporda yapay zekâ destekli sistemlerin su kesintilerinin azaltılması, su kalitesinin izlenmesi, altyapı sorunlarının erken belirlenmesi ve hizmet sürekliliğinin sağlanması yoluyla toplumsal su güvenliğine katkıda bulunabileceğini vurguluyoruz. Bununla birlikte, yapay zekâ uygulamaları kendiliğinden su hakkını ve su adaletini sağlayamayacak.
Yeni teknolojilerin yalnızca gelişmiş altyapıya sahip bölgelerde kullanılması durumunda mevcut eşitsizliklerin daha da derinleşebileceği belirtiliyor. Bu nedenle dijital dönüşüm politikalarının insan hakları, toplumsal eşitlik, şeffaflık ve kamusal yarar ilkeleriyle birlikte geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
İnsan Denetimi ve Siber Güvenlik Vazgeçilmez
Raporda, su altyapısının kritik kamu hizmetlerinden biri olması nedeniyle yapay zekâ uygulamalarında güvenlik ve denetimin özel önem taşıdığı belirtiliyor. Özellikle Human-in-the-Loop (İnsan Denetimli Karar Süreci) yaklaşımının benimsenmesi öneriliyor. Bu modelde yapay zekâ sistemleri verileri analiz ederek karar ve uygulama önerileri geliştirebiliyor; ancak kritik işlemlerde nihai karar ve sorumluluk insan yöneticilerde kalıyor.
Veri güvenliği, algoritmaların açıklanabilirliği, sistem güvenilirliği ve siber saldırılara karşı dayanıklılık, raporda ele alınan temel konular arasında yer alıyor.
Türkiye’nin Su Yönetiminde Dijital Dönüşüm Değerlendiriliyor.
Araştırmanın önemli bir bölümü Türkiye’deki mevcut dijital su yönetimi altyapısına ayrılmış.Ulusal Su Bilgi Sistemi, Türkiye Su Atlası, sulama otomasyon sistemleri, meteorolojik bilgi sistemleri, taşkın ve kuraklık erken uyarı uygulamaları ile uzaktan algılama teknolojileri raporda incelenen çalışmalar arasında bulunuyor.
Türkiye’de geliştirilmekte olan bilgi sistemleri ve dijital uygulamaların, bütünleşik su kaynakları yönetiminin geliştirilmesi bakımından önemli bir altyapı oluşturduğu değerlendiriliyor.
Raporda, bu sistemlerin etkinliğinin artırılması için veri paylaşımının, kurumsal koordinasyonun, teknik kapasitenin ve yapay zekâ uygulamalarının birlikte geliştirilmesinin önemi üzerinde duruluyor.
Yeni Teknolojiler İçin Yeni Kurumsal Kapasite Gerekli
Raporda yapay zekâ uygulamalarının su sektöründeki iş gücünü de dönüştüreceği belirtiliyor. Gelecekte su yönetimi çalışanlarının yalnızca sistemleri işleten değil, yapay zekâ tarafından üretilen analizleri değerlendiren, doğrulayan ve denetleyen roller üstlenmesinin önem kazanacağı ifade ediliyor.
Bu kapsamda personelin dijital becerilerinin geliştirilmesi, kurumlar arasında bilgi paylaşımının artırılması ve inovasyon kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
SPD: Teknolojik Dönüşümün Temel Hedefi Ulusal Çıkar ve Toplumsal Fayda Olmalı
Raporda ortaya konulan temel yaklaşım, yapay zekânın su yönetiminde yalnızca maliyetleri düşüren ve işletme verimliliğini artıran bir teknoloji olarak değerlendirilmemesi gerektiği yönünde.
Su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, su hizmetlerine adil erişim, çevresel sürdürülebilirlik ve toplumsal su güvenliği, dijital dönüşümün temel hedefleri arasında yer almalı.
Raporun öne çıkan mesajı, su yönetiminin geleceğinin yalnızca daha akıllı teknolojilere değil, bu teknolojileri kamu yararı doğrultusunda kullanabilecek güçlü kurumlara, nitelikli insan kaynağına ve sorumlu yönetişim anlayışına bağlı olduğudur.
SPD’nin bu gelişmelerle ilgili görüşü ise aşağıdaki şekilde ifade ediliyor;
Yapay zekâ, stratejik su yönetiminde su güvenliği için tahmin,kaynak optimizasyonu, işletme verimliliği, stratejik karar desteği, su adaleti için daha adil tahsis politikalarının geliştirilmesi gibi konularda büyük faydalar sağlayabilir. Türkiye, stratejik su yönetiminde yapay zekâyı ulusal su politikalarının temel karar destek araçlarından biri haline getirmelidir. Bunun için havza ölçeğinde bütünleşik veri altyapısı, gerçek zamanlı izleme sistemleri ve yapay zekâ destekli karar mekanizmaları geliştirilmelidir.
Yapay zekâ su üretmez; ancak mevcut suyun daha verimli, adil ve sürdürülebilir yönetilmesine önemli katkılar sağlar. Bunun için teknoloji, şeffaf veri yönetimi ve insan denetimiyle birlikte kullanılmalıdır.Geleceğin su güvenliği, yalnızca su kaynaklarını geliştirmeye değil, suyu akıllı şeffaf,katılımcı olarak yönetmeye de bağlıdır.