Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Ankara 2050 Çevre Düzeni Planı’nın hazırlık sürecinin aktarıldığı tanıtım toplantısında, Ankara’nın elbiseye düşen yağ lekesi nasıl büyürse öyle plansız, ranta dayalı büyüdüğü anlatıldı. Ankara’nın 28 yıldır planı olmadığının ifade edildiği toplantıda, ABB’nin binasının mevcut planda hâlâ terminal olarak gözüktüğünün de altı çizildi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlığı yapılan Ankara 2050 Çevre Düzeni Planı (ÇDP)’nın hazırlık sürecine ilişkin toplantı Kocatepe Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın da katılarak konuşma yaptığı toplantıya, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nun da aralarında olduğu ilçe belediyelerinden yöneticiler, CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever’in yanı sıra çok sayıda akademisyen, STÖ, meslek odalarından, Kent Konseyi’nden temsilciler de katıldı. Çevre Düzeni Planı tanıtım toplantısına Su Politikaları Derneğinde başkan Dursun Yıldız ve Başkan Yardımcısı Dr. Hasan Hüseyin Doğan katıldı.
Kürsüye ilk gelen ABB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ertuğrul Candaş, çalışmasını yürüttükleri planın, Ankara için tarihsel denilecek sürecin başlangıcı olduğunu söyledi. Açık Plan Ankara 2050 adlı planın 1/100 bin ölçekli çevre planı olduğunu belirten Candaş, şehrin hem bugünü hem de geleceğini öngören bir plan olduğunu söyledi.
Ankara’nın 28 yıldır haritası yok!
“Ankara’nın uzun süredir haritası yoktur, 28 yıldır haritası yok” diyen Candaş, ABB binasının mevcut haritada halen terminal olarak gözüktüğünün de altını çizdi. Planı “Kentin anayasası” olarak nitelendiren ve “Kentleşme anayasası dediğimiz çevre planı da yok. Harita ve planın yokluğu boşluk oluşturmuş” diyen Candaş, Ankara’nın parçalı planlarla, ranta dayalı büyüdüğünü, üst ölçekli planlamanın olmamasının planlama yetkisi olan herkesi parçalı plan yapmaya ittiğini, ranta dayalı bu parçalı planların da altyapıdan, su ve kanalizasyona, kontrolsüz atığa kadar bir dizi sorun yarattığını söyledi. Bu plansızlık ve ranta dayalı parçalı planlar nedeniyle tarım alanlarının, doğal alanların yok edildiğinin de altını çizen Ertuğrul Candaş, bu nedenle yağan yağmurun bile toprakla buluşamadığını, çünkü betonlaşmanın çok arttığını ifade etti.
“Eskişehir yolu trafiği plansızlığın ürünü”
Plansızlığın Eskişehir yolu trafiğini içinden çıkılmaz hale getirdiğini de dile getiren Candaş, Mansur Yavaş döneminde de planın olmadığını, ama rantın da olmadığını söyledi. Daha sonra, Ankara’nın nasıl plansız, ranta dayalı büyüdüğü, 35 katlı binaların nasıl yükseldiği, Alacaatlı, Beytepe, İncek, Çukurambar vb. örnekleri üzerinden anlatıldığı video gösterimi yapıldı.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş da Beypazarı Belediye Başkanlığı sürecinde yaşadıklarını anlatarak başladığı konuşmasında, geçen dönemde meclis üyesi sayıları az iken bu dönem çoğunluğu sağladıklarını ve aslında belediyeye plan getirilmediğini ifade ederek, “Ama rant isteyenler plan yetkisi olan diğer kamu kuruluşlarına gittiler. Biz ancak bu planlara itiraz edebildik, çünkü sadece itiraz yetkimiz vardı” dedi.
Mansur Yavaş’tan Togo Kuleleri tepkisi
Togo ikiz kuleleri örneğini veren ve 20 bin metrekare plan üzerinden 200 bin metrekare alan kullanıldığına böyle bir emsalin dünyanın hiçbir yerinde olmadığından söz eden Yavaş, plansız büyümenin, yapılaşmanın trafiği de etkilediğini belirterek, “Trafiği çöz diyecekler. Bu şartlarda mümkün değil” dedi. Sadece trafik değil, kanalizasyon, su sorunu da olduğunu kaydeden Yavaş, nüfus üstüne nüfus yığılan, plansız yapılaşmanın olduğu alanlarda çözümün de mümkün olmadığını söyledi. 2025 yılında 6 milyon öngörülürken, 13 milyon büyümeye, dağa taşa binalar dikildiğine, dağın tepesine 4-5 bloktan oluşan yere kanalizasyon, yol istendiğine işaret eden ve Sinpaş örneğini veren Yavaş, “Sinpaş’a su yetiştiremiyoruz. Böyle yerlere imar izni, rant vermekle kalmıyor, bu diğer Ankaralıya da maliyet getiriyor” dedi.
“Ankara’nın trafik planı da yok”
Ankara’nın ulaşım planının da olmadığını, 2015’te yapılan planın kabul edilmediğini belirten Yavaş, bu planı da yapacaklarını sözlerine ekledi. Yavaş, anlık verilen rant planlarının problemleri ile uğraştıklarını ama Açık Plan Ankara ile bu sorunu çözeceklerini ifade etti.
“Yağ lekesi gibi büyüdü!”
Haritalarla, eski planlarla uzun bir sunum yapan, Ankara Hacı Bayram Üniversitesi’nden Prof. Dr. Savaş Zafer de Ankara’nın mekânsal bir anayasası olmasını önemsediklerini söyledi. Patsy Healey’in, “Planlama, belirsiz koşullarda ortak geleceği şekillendirme çabasıdır” sözüne de atıf yapan Zafer, Ankara’nın çok ciddi plansız gelişim süreci yaşadığını anlattı. Ankara’nın plansız büyümesini, elbiseye damlayan yağ lekesine ve durmadan kilo alan bir insana benzeten Zafer, son afetlerden sonra göç alan Ankara’ya da dikkat çekerek, planı da buna göre yapmak gerektiğini söyledi.
Üniversiteler, meslek odaları, Kent Konseyi, valilik ile toplantılar da yaptıklarını belirten Zafer sözlerini yine “planlama, planı nasıl yapacağımızı planlamakla başlar” diye bitirdi. Etkinliğin son bölümünde de çeşitli üniversitelerden gelen hocaların söz aldığı bölüm yer aldı. Hocalar Ankara’nın “anayasası” denilebilecek Açık Plan Ankara 2050’ye ilişkin görüşlerini paylaştılar.