Su Politikaları Derneği 2026 ‘nın ilk haftasında “Büyük kentlerimizde Su Hizmetleri Yönetiminde Sorunlar ve Çözüm önerileri “ raporu yayınladı. Yayınlanan raporda büyük kentlerin su hizmetlerinde yaşanan aksamaların nedenleri ele alındı. Buyük kentlerde su hizmetleri yönetiminin karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerilerine de yer verildi. Yayınlanan raporda ayrıca son 15 yılda havzalara göre barajların ortalama doluluk oranlarındaki yıllık değişim grafikleri de yer aldı. Raporda bazı havzalarda su güvenliği açısından durumun çok kritik olduğu görülüyor.
Su Politikaları Derneği son 15 yılda (2010-2025 ) nehir havzalarına göre barajların ortalama doluluk oranlarının yıllara göre değişimini içeren çalışmada DSİ Genel Müdürlüğünün yayınladığı veriler kullanıldı. Havzalarda ortalama barajların doluluk oranları verileri kullanılarak yıllara göre doluluk oranlarını veren grafikler oluşturuldu
Yayınlanan rapordaki grafikler incelendiğinde ;
25 Nehir havzamızın 11 inde 15 yıldır barajların yıllık ortalama doluluk oranlarının %30’un altında kaldığı ve Gediz, Büyük Menderes, Küçük Menderes, Kuzey Ege, Batı Akdeniz, Burdur, Akarçay, Konya Kapalı ve Asi Havzalarında ortalama baraj doluluk oranlarının sürekli azalma eğiliminde olduğu görülüyor.
6 Havzada durum çok kritik
Su Politikaları Derneği başkanı Dursun Yıldız yaptığı açıklamada” Kuraklık ve su yönetimindeki eksiklikler nedeniyle baraj doluluk oranlarının yıllara göre sürekli azaldığını , bazı havzalarda bölgesel kuraklıkların yerleştiğini ve hidrolojik kuraklığın bir sonraki yıla aktarıldığını belirtti.
Dursun Yıldız son 5 yılda “Gediz, Büyük Menderes Batı Akdeniz, Burdur Göller Havzası, Akarçay ve Asi havzalarında ortalama doluluğun %5 ile %10 arasında kaldığını ifade edilerek bu riski yönetemezsek bu havzalarda su arz güvenliği ortadan kalkabilir” dedi.
Yeraltı suları büyük baskı altında
Dursun Yıldız 6 havzamızda baraj doluluklarının yetersiz kalması nedeniyle kısıtlı sulama programları uygulandı.Barajların boşalması nedeniyle gerek içme suyu gerekse sulama suyu taleplerinin karşılanması için yeraltısularından normalden daha fazla çekimler yapıldı. Uzun süren bölgesel kuraklıklar nedeniyle yeraltısuları beslenemediği için yeraltısuyu seviyelerde hızlı düşüşler gerçekleşti. Yeraltısularımızın bazı havzalarda aşırı tahsisi ,kontrolsüz çekimi, verimsiz kullanımı ve kuraklık nedeniyle yetersiz beslenmesi yakın gelecekte bazı havzalarımızda arz güvenliğimizi tehdit edecektir. Yeraltısularımızın aşırı çekimi son yıllarda obrukların birçok havzamızda ortaya çıkması sonucunu da doğurdu. Yaşadıklarımız gerek yüzey sularımızı gerekse yeraltı sularımızı kalite ve miktar olarak çok iyi yönetmemizi ve verimli kullanmamızı zorunlu kılıyor. Bunun için bir an önce bütünleşik havza yönetimine geçilmeli,su yasası çıkartılmalı ve havzada suyu en etkin şekilde yönetebilecek bir kurumsal yapı oluşturulmalıdır. Ayrıca toplumda bir su kullanım kültürü yaratmaya yönelik çalışmalara sivil toplum ile birlikte hız verilmelidir. dedi.