Kuraklık
‘Bulut tohumlama’ya Prof. Dr. Kadıoğlu’ndan ‘verimsiz ve pahalı’ uyarısı
Yayınlandı
2 hafta önceon
Yazar
admin
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın İzmir’de kuraklık ve su krizine çözüm olarak sunduğu “bulut tohumlama” projesine Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’ndan eleştiri geldi. Kadıoğlu, yöntemin düşük verimli, pahalı ve çevreye zarar verme potansiyeli taşıdığını ifade etti.
22 Ocak 2026

ÖMER FARUK ALTIN/EGE’YE BAKIŞ – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın geçtiğimiz günlerde katıldığı bir programda İzmir’de yaşanan su krizi ve kuraklığa ilişkin yeni bir yöntem denemek için bakanlıktan onay aldıklarını dile getirdi.
Başkan Tugay’ın ‘bulut tohumlama’ olarak ifade ettiği uygulamaya ilişkin Ege’ye Bakış’a değerlendirmelerde bulunan İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisi ve Afet Yönetimi Uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, bulut tohumlama yönteminde sıfırdan bulut yaratılmadığını, yalnızca mevcut bulutların manipüle edildiğini belirterek başladı. Devamında ise Kamuoyundaki “yapay yağmur” ifadesinin “yoktan yağmur var edilebilir” algısı yarattığı için hatalı olduğunu vurgulayan Kadıoğlu, “Atmosferde uygun bulut yoksa sonuç sıfırdır” dedi.
“SUYA EN ÇOK İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ DÖNEMDE, TOHUMLANACAK BULUT YOK”
“Yapay yağmur” ifadesine açıklık getirmesinin ardından İzmir özeline ilişkin konuşan Kadıoğlu, “İzmir yazları Azor Yüksek Basıncı etkisinde. Bu sistem, dikey bulut gelişimini bastırıyor. Tohumlamanın işe yaraması için bulut tepesinin -5°C ile -25°C arasında olması gerekiyor. Oysa İzmir’de yazın bu koşullar yılda sadece bir kaç gün görülüyor. Yani tam da suya en çok ihtiyaç duyduğumuz dönemde, tohumlanacak bulut yok. Buna bilimde “kuraklık paradoksu” deniyor. Kuraklık arttıkça tohumlanabilir bulut azalıyor. En çok suya ihtiyaç duyduğunuzda en az işe yarıyor” ifadelerini kullandı.
Başarılı bir tohumlama için 6 kriter aynı anda sağlanması gerektiğini belirten Kadıoğlu, “Bu kriterlerin hepsinin aynı anda sağlama olasılığı matematiksel olarak yılda bir haftanın bile altında kalıyor” dedi.
Kadıoğlu 6 kriteri şu şekilde ifade etti:
- “Bulut tepe sıcaklığı: -5°C ile -25°C (Yazda uygun: yüzde 2)
- Süper soğumuş sıvı su içeriği: >0,5 g/m³ (Yazda uygun: yüzde 4)
- Bulut kalınlığı: >2 km (Yazda uygun: yüzde 2)
- Bulut ömrü: >30 dakika (Yazda uygun: yüzde 7)
- Alt seviyelerde bağıl nem: >yüzde 60-70 (Yazda uygun: yüzde 2)
- Atmosferik kararsızlık (CAPE değeri) (Yazda uygun: yüzde 8)”
Kadıoğlu, İzmir’de tohumlama başarılı bile olsa damlacıkların yere düşmeden buharlaşacağını dile getirerek, “İzmir’de yazın alt troposferdeki bağıl nem yüzde 30-40 seviyelerine düşüyor. Bu durumda tohumlama başarılı olsa ve yağış başlasa bile, yağmur damlacıkları yere ulaşmadan havada buharlaşıyor. Bu olaya meteorolojide “virga” deniyor. Radarda yağış görülür ama zemin kuru kalır. Yazın bu riskin gerçekleşme olasılığı yüzde 50-70” dedi.
“TAHTALI BARAJI, EN İYİ SENARYODA BİLE YÜZDE 0,5’İN ALTINDA KALACAK”
Tohumlama ile başlayacak yağmurun barajlara bir faydasının olmayacağını belirten Kadıoğlu, “Hayır. Tahtalı Barajı’na katkısı en iyi senaryoda bile yüzde 0,5’in altında kalacak ve bu bile ölçülemeyecek” dedi.
Kadıoğlu açıklamasına şu ifadelerle devam etti:
“Tahtalı Barajı göl alanı 23,52 km² olup, toplam havzanın sadece yüzde 4,4’ünü oluşturuyor. Tohumlanan buluttan oluşan yağışın tam olarak bu küçük alana düşme olasılığı son derece düşük. Araştırmalar gösteriyor ki tohumlama yapılan günlerde yağışın yüzde 25-34’ü hedef bölge dışına düşüyor. Rüzgâr, bulutları Manisa, Aydın, Denizli’ye taşıyabilir—İzmir’e değil”
“TAHTALI BARAJINA DÜŞEN YAĞIŞ MİKTARI BİNDE 12”
Konunun matematiksel olarak hesabını yapan Kadıoğlu, Tohumlama operasyonunun baraj doluluk oranlarına etkisi sonucunun beklenenden oldukça düşük kaldığının altını çizdi. Yaz ortalamasında yaklaşık 30 mm olan doğal yağış miktarı, tohumlama yöntemiyle en iyimser tahminle yüzde 5 oranında artırılırsa bile elde edilen su miktarı ancak 0,825 hm³ seviyesine ulaşacağını ifade etti.
Operasyonun önündeki en büyük engelin fiziki koşullar olduğuna değinen Kadıoğlu, rüzgâr hataları ve atmosferik sapmalar hesaba katıldığında, hedeflenen yağışın baraj havzasına ulaşma olasılığı yalnıca yüzde 1 ile yüzde 2 arasında değişeceğini bu durumun da Tahtalı Barajı’na fiilen düşen yağış miktarı binde 12 hm³ seviyesine kadar düşeceğinin altını çizdi.
“YÜZDE 25 GARANTİ ARTIŞI İDDİASI ALDATMACADIR”
Bulut Tohumlama uygulamasının yüzde 25 garanti artışı sağladığı iddiasının aldatmaca olduğunu dile getiren Kadıoğlu, “En iyimser bilimsel çalışmalar bile yüzde 0 ile yüzde 20 arasında değişen, ölçülmesi çok zor sonuçlar bildiriyor. Wyoming’deki 10 yıllık deneyde bile sadece yüzde 5-15 kar artışı raporlandı—ve bu dağlık bölgelerde, yağmur değil kar için” dedi.
ABD Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi Aralık 2024 Raporu’na atıf yapan Kadıoğlu, rapordaki şu ifadeleri dile getirdi:
“Bildirilen ek yağış tahminleri %0 ile %20 arasında değişmektedir. Ancak bulut tohumlamanın etkilerini değerlendirmek zordur… Güvenilir bilgi eksikliği nedeniyle yatırım getirisi belirsiz kalacaktır”
Kadıoğlu, Tel Aviv Üniversitesi’nde 2010 yılında yapılan bir çalışmadan da alıntı yaparak ilgili çalışmasının şu kısmına vurgu yaptı:
“Yağış artışlarının tohumlamadan değil, değişen hava paternlerinden kaynaklandığını gösterdik. İlk kez, artışların şans eseri olduğunu kanıtladık.”
Bir diğer çalışma olan ‘İsrail 4 Deneyi’ne değinen Kadıoğlu, “38 yıllık operasyonel tohumlama sonrası yapılan randomize kontrollü deney, planlanandan bir yıl erken durduruldu. sonuç olarak yüzde 1,8 artış istatistiksel olarak anlamsız” dedi.

“TAHTALI BARAJI İÇİN CİDDİ RİSKLERİ VAR”
Bulut tohumlama yönteminin çevreye ve insan sağlığına da zararları olduğunu dile getiren Kadıoğlu, “Evet, özellikle kapalı içme suyu havzası olan Tahtalı Barajı için ciddi riskler var” ifadelerini kullandı.
Ayrıca Çin’de 16 yıl süren bir çalışmanın; toprakta gümüş içeriğinde yüzde 44 artış, Su kütlesinde konsantrasyon yüzde 42,86 artış, Çamurda ise yüzde 80 artış olduğunu vurgulayan Kadıoğlu, “Bu veri, “birikim olmaz” iddiasını bilimsel olarak çürütüyor” dedi.
Tahtalı Barajı Bulut Tohumlama’nın özel bir risk taşıdığını dile getiren Kadıoğlu, “Tahtalı Barajı, akan bir nehir gibi kendini temizleme kapasitesine sahip olmayan kapalı göl sistemi. Gelen kirletici dipte hapsolur. Remobilizasyon (dipte biriken gümüşün tekrar suya karışması) riski var—özellikle yazın oksijensiz koşullar oluştuğunda; gümüş, cıva ve kadmiyumdan sonra sucul organizmalar için en toksik ağır metallerden biridir” diye konuştu.
Hava kirliliğine olan etkisiyle ilgili konuşmasını sürdüren Kadıoğlu, İzmir halkı için ciddi bir sağlık riski taşıdığına dikkat çekti.
Kadıoğlu, Operasyon sırasında kullanılan fişeklerin atmosfere ince partikül madde (PM2.5) ve yanma ürünleri saldığını belirtti ve bu durumun İzmir’in kronik hava kirliliği sorunuyla birleşince tehlikeli bir boyuta ulaştığını belirtti.
PROF. DR. KADIOĞLU’NDAN ÇEVRE HUKUKU ÇIKIŞI!
Kadıoğlu, Tahtalı Barajı’nın suyunda gümüş konsantrasyonlarını düzenli olarak izleyen bir altyapı ve kontrol mekanizmasının mevcut projede yer almadığına dikkat çekerek, “Bu, çevre hukukunun temel ilkesi olan “ihtiyatlılık ilkesi”ne aykırı” ifadelerini kullandı.
“EKONOMİK GERÇEKLİK KUMAR OYNAMAK”
Kadıoğlu, projeyi ekonomik yönden ‘kumar oynamak’ şeklinde tanımlayarak, “Alternatif çözümler, bulut tohumlamadan 50-100 kat daha etkili” ifadelerini kullandı.
Barajlara katkısının ölçülemeyecek kadar düşük olduğunun altını çizen Kadıoğlu, tohumlama yöntemiyle elde edilecek suyun birim maliyetinin normal yöntemlerin çok ötesinde olduğunu belirterek, “10 yıllık bulut tohumlama maliyeti 160-400 milyon TL. 10 yıllık beklenen fayda ölçülemez ama yüzde 0-0,5 baraj katkısı. Birim maliyet: 320-800 milyon TL/hm³” ifadelerini kullandı.
AYNI BÜTÇEYLE YAPILACAK PROJELER!
Aynı bütçeyle yapılacak daha verimli projeler olduğunu dile getiren Kadıoğlu, şu örnekleri verdi:
Kayıp-kaçak azaltma: Maliyeti 160–245 Milyon TL, su kazancı 10–17 hm³/yıl, başarı olasılığı yüzde 95.
Yağmur suyu hasadı: Maliyeti 100–160 Milyon TL, su kazancı 4–7 hm³/yıl, başarı olasılığı yüzde 95.
Atık su geri kazanımı: Maliyeti 300–450 Milyon TL, su kazancı 50–80 hm³/yıl, başarı olasılığı yüzde 95.
Desalinasyon: Maliyeti 350–600 Milyon TL, su kazancı 50–100 hm³/yıl, başarı olasılığı yüzde 99.
Bulut tohumlama: Maliyeti 160–400 Milyon TL, su kazancı 0,5 hm³/yıl, başarı olasılığı yüzde 65’in altında.

PROF. DR. KADIOĞLU’NDAN KISA, ORTA VE UZUN VADELİ ÖNERİLER!
Türkiye’nin asıl sorunun israf olduğunu vurgulayan Kadıoğlu, İzmir’in su krizini çözecek kısa, orta ve uzun vadeli önerilerde bulundu.
Kadıoğlu’nun önerileri şu şekilde:
Kısa Vadeli (1-2 yıl): Kayıp-kaçak azaltma %30-35’ten %20-25’e düşürme, Yağmur suyu hasadı pilot projeleri, Talep yönetimi ve fiyatlandırma, Tropikal yağış isteyen tropikal bitki üretimine son verilmesi.
Orta Vadeli (3-5 yıl): Atık su geri kazanım tesisleri, Endüstriyel su geri dönüşümü, Akifer onarımı.
Uzun Vadeli (5-10 yıl): Desalinasyon tesisleri değerlendirmesi, Su sistemi dijitalleşmesi, Kaynak çeşitlendirmesi.
İZBB’YE SÖZLEŞME TAVSİYESİ!
Konuşmasının sonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yine de projeyi hayata geçirmek isterse sözleşmeye eklenmesi gereken maddeleri sıralayan Kadıoğlu, “ Hiçbir bulut tohumlama firması bu koşulları kabul etmez. Çünkü etkiyi kanıtlayamayacaklarını bilirler” şeklinde konuştu.
Kadıoğlu’nun sözleşme için önerdiği maddeler şu şekilde:
“Bağımsız Bilimsel Kontrol: Tüm operasyonlar ve ölçümler İTÜ denetiminde yapılmalı
Randomize Kontrollü Deney: Tohumlanan ve tohumlanmayan günler rastgele seçilmeli
Performansa Dayalı Ödeme: Firma, istatistiksel olarak anlamlı yağış artışı kanıtlamazsa ödeme almamalı
Hedef Bölge Tespiti: Yağışın İzmir’e mi komşu illere mi düştüğü belgelenmeli
Çevresel İzleme: Tahtalı Barajı’nda gümüş iyodür konsantrasyonları düzenli ölçülmeli”
Ege’ye Bakış
Kaynak: https://www.egeyebakis.com/bulut-tohumlama-tartismasi-suruyor-kadioglu-ndan-verimsiz-ve-pahali-uyarisi/101682/
Beğenebileceklerin
-
Prof. Dr. Türkeş: Suni Yağış’ın İzmir’de başarı şansı düşük ve riskli
-
İzmir’in Su çözümü Yapay Yağmura kaldı !
-
Dünya Uzun Vadeli Sıcaklık Sınırına Hızla Yaklaşıyor!
-
Aralık da kurak geçti.Beklentiler önümüzdeki aylara sarktı!
-
Göllerimizin kurumsal sahibi yok !
-
Barajlar boşaldı , Kentleri yeraltısuları kurtarıyor !
