Connect with us

Kuraklık

Barajlar boşaldı , Kentleri yeraltısuları  kurtarıyor !

Yayınlandı

on

Dursun Yıldız

SPD Başkanı

Ülkemiz, büyük bölümü  yarı kurak iklim kuşağında yer alan bir ülkedir. Ancak iklim değişikliği etkisi ile yaşanan bölgesel kuraklıkların sıklığı ve şiddeti artmıştır. İklim krizi özünde bir su krizidir. Bu nedenle de İklim değişikliği Türkiye’de yaşanan su sıkıntısını etkilemektedir. Ancak su sıkıntısının yaygınlaşması ve bazı illerimizde tarımsal sulama programı kısıntısı ve içme suyu   kesintisine kadar ulaşması su yönetiminin riskleri yönetmeye yeterince hazır olmamasından kaynaklanmaktadır. Yani Su krizinde  iklim değişikliği etkileyici faktör, yetersiz su yönetimi ise belirleyici faktördür. Türkiye  su ve kuraklık yönetimi konusunda havza ölçeğinde planlarını yaptı ancak bazı yasal ve kurumsal eksikliklerini tamamlayamadı.  

İzmir’de Yüzey Suyunda Sıfır Gününe Doğru ….

İzmir’de kent merkezinde içme ve kullanma suyunun yaklaşık % 55’i yeraltısuyundan karşılanmaktaydı. Bu oran barajlarda suyun azalması ve ilave kuyular açılması  ile  % 60 -%65’e kadar çıktı. İzmir’in kent merkezinin yüzey suyunun yaklaşık yarısı Tahtalı Barajından gelir. Bu baraj tamamen boşaldı. Güzelhisar Barajı hariç diğer  5 barajdaki  su ölü hacim seviyesine kadar gerilemiş durumda . İzmir’in barajlardan beslenen  kent merkezi ve bazı ilçelerinde bu nedenle kısıtlı su programına geçildi. Bu baraj havzalarına bu mevsimde  normalin üstünde yağış düşmezse bu kesimlerin su arz güvenliği riske girer. Ancak yeraltısuları ile beslenen bölgelerde sorun olmaz. Bu nedenle İzmir’in tümü sıfır noktasına gelmez.

İzmir’deki  su sıkıntısından daha çok  suyunu barajlardan temin eden bölgeler etkileniyor. Bu anlamda   daha çok  İzmir’in merkez ilçeleri etkileniyor. İzmir çevresinde suyunu sadece  yeraltısuyundan  temin eden bölgeler etkilenmiyor. Ancak bu da yeraltısularının seviyesinin hızla düşmesine neden oluyor.

Su yeraltından ve barajların dip suyundan çekiliyor

İzmir’e temin edilen içme ve kullanma  suyunun yaklaşık %40’ı yüzey suyu olup barajlardan çekilir. Barajlar büyük oranda boşaldığı için  yeni derin kuyular açılarak yeraltısuyu çekimi arttırıldı. Halen kullanılan suyun çok büyük bölümü yeraltısuyundan  bir bölümü  de Güzelihisar, Ürkmez ve Alaçatı Barajları   rezervuarlarından kalan sudan çekiliyor. Gördes Barajı gibi Aktif hacmi tükenen barajların  ölü hacim dediğimiz bölgesindeki sudan da su çekiliyor.

Baraj göllerinin dip bölgesinde nehrin taşıdığı sürüntü malzemelerinin birikmesi için bir hacim bırakılır. Bu hacim toplam hacmin yaklaşık %5-10’u arasında değişir ve  hemen  taş toprak kil ile dolmadığı için  çok uzun yıllar su depolar. Ölü hacmi büyük olan barajlardaki bu su kriz dönemlerinde pompalarla çekilerek kullanılır. Bu ölü hacimdeki su seviyesi  düştükçe  suya çökelen malzemeler karışır ve su kalitesi düşer. Bu su önce arıtma tesislerine  gönderildiği için sorun yaratır. Bu nedenle çok dipteki su çekilmez  

Bazı Barajlar Sorunlu

İstanbul Melen sisteminin baraj gövdesinde oluşan çatlağın nedeni baraj gövdesinin oturduğu temel zeminin yeterince sağlam olmayışı ve gerekli önlemlerin alınmamış oluşudur.

Gördes Barajında ise: baraj gölü tabanında zeminin su geçirmezliği tam sağlanamadığı için ,zemindeki karstik boşluklardan su sızdığı için  baraj suyu planlanan seviyeye kadar tutamıyor. Yağış azlığı nedeniyle baraj gölüne giren su da az olunca baraj kısa sürede işlevsiz kalıyor.

İzmir’in Su Geleceği

Türkiye, su yönetimini havza ölçeğinde entegre bir anlayışla  yapmak için nehir havzalarında  planlama çalışmalarının büyük bölümünü tamamladı. Su yönetiminde, yeni su yasasını çıkartmak  ve kurumsal kapasite geliştirmek gibi konulardaki  eksiklikleri tamamlamaya çalışıyor.

Ancak İzmir’in de içinde bulunduğu bazı bölgelerde bölgesel kuraklıklar geçmişten daha sık ve şiddetli olarak yaşanıyor. Bu durum Türkiye’nin Trakya, Marmara Ege , Batı Akdeniz , Orta Anadolu ve  Güneydoğu Anadolu’nun belirli bölgelerinde kuraklık etkisinin artmakta olduğunu su arz güvenliğinin de risk altında olduğunu gösteriyor. Ayrıca Su temini alt yapımızda eksiklikler var. Su kullanımında  tasarruf ve verimlilik bilici tam olarak yerleşmedi. Bu da su geleceğimiz konusundaki riskleri arttırıyor.  Bunun için su yönetimimizin bu riskleri yönetebilecek şekilde hazırlıklı olması ve kentlerimizi kuraklığa daha dirençli hale getirmesi gerekli. Türkiye’nin ve İzmir’in sürdürülebilir su geleceği için birçok etkili  adım attık ancak eksikliklerimizi hızla tamamlamak zorundayız. 

Okumaya devam et
Yorum atmak için tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2016 Su Politikaları Derneği Tüm Hakları Saklıdır.