Connect with us

Ani Seller

İstanbul’da ne oldu? Neden oldu ?

Yayınlandı

on

Dursun Yıldız

Su Politikaları Derneği  Başkanı

16 Ekim 2026

İstanbul geçen yılki   kuraklık riskinden sonra bu kez de   sel ve taşkın riski yaşıyor.Son yağışlarla  şehir içindeki birçok bölgede seller ve dere yataklarında taşkınlar oluştu. Yağış yine binlerce yıldır düştüğü dere yatağı havzalarını seçti.  Arnavutköy’de Alibey Deresi ,Kağıthane Deresi , Sarıyer Ayazağa Deresi  , Başakşehir, Olimpiyat Stadı yakınındaki dereler taşarak çevresine büyük zararlar verdi.Maalesef can kayıplarımız  da var.

İstanbul’da dere sistemlerinin plansız yapılaşma ve  arazi kullanım kararlarından olumsuz etkilendiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ancak buna rağmen İstanbul’da   çarpık kentleşme  ve düzensiz, denetimsiz  yapılaşma sürmüş ve  taşkınların afete dönüşme riski artmıştır.

Bu kez meteorolojik etki büyük

İstanbul’a bu kez daha uzun süreli,sürekli ve şiddetli yağış düştü. Ancak İstanbul’daki  son sel ve taşkınlar, yalnızca bu  aşırı yağışın değil, derelerin taşkın yataklarının imara açılmasının ,plansız çarpık kentleşmenin  ve  imar politikalarının da sorgulanmasını gerektiren bir afet niteliğindedir.

İstanbul’da son aşırı yağışın afete dönüşmesinde meteorolojik etki çok büyüktür. Ancak taşkının zararlarında  bunun  kadar  imar planı  değişiklikleri de  etkili olmuştur. Aşırı yağışlar taşkını tetikler; çarpık kentleşme ve düzensiz yapılaşma  taşkını afete dönüştürür.

İstanbul’da Planlama ?

İstanbul uzun zamandır  kent planlamasından çok uzak yaşıyan bir megakent durumunda , İstanbul’un deprem,taşkın,sel,kuraklık,deniz suyu seviyesi yükselmesi gibi afetlere karşı direnç kazanabilmesi için planlama raporlarının hazırlanmasından uygulanmasına kadar bir düşünce devrimi gerekli. İstanbul ve plan kavramları, yenilikçi ve katılımcı bir anlayışla bir araya getirilmelidir. Bölge Planı,Çevre Düzeni Planı,Havza Yönetim Planı,İmar Planı,Su ve Atıksu Master Planı gibi alt ve üst ölçekli planları uygulayabilecek kurumsal kapasite  ve siyasi iradeye ihtiyaç var. Bu başlangıç adımı atılmadan İstanbul’da düzen ve direnç sağlamak çok zor olur.

Yeni normallere göre yeni afet riski yönetimi gerekli

Son dönemde şiddeti ve sıklığı artan aşırı meteorolojik olaylar, yeni normallerin oluştuğunu göstermektedir. Bu nedenle İstanbul’un sel ve taşkın güvenliği yalnızca dere ıslahı ve yağmur suyu kanallarıyla sağlanamaz. Su havzalarını ve taşkın alanlarını korumayı esas alan, yeni hidrolojik gerçeklerle uyumlu bir çevre düzeni planlaması ve uygulaması gereklidir.Bu kapsamda İstanbul için  artık  bütünleşik kentsel taşkın riski yönetimi  anlayışı benimsenmelidir.

Bunun ilk adımı, taşkın alanlarının yeni yapılaşmaya  açılmasını önlemektir. İkinci adım ise geçmişte daraltılmış doğal dere taşkın alanlarını , mümkün olan yerlerde yeniden açmak ve uygun bölgelerde doğal su tutma alanları oluşturmaktır.

Diğer kısa dönemli yaşamsal bir önlem ise; yağmur suyu altyapısının yaygınlaştırılması , dere yataklarında , menfezler ve köprü geçişlerindeki yetersiz kesitlerin genişletilmesi ve sürekli denetimidir. 

İstanbul’un artan nüfus ,imar ,yerleşim, iklim ve doğal afet  baskıları altında, plansızlığa ve düzensizliğe kaymaması için  radikal idari ve yönetsel tedbirlere ihtiyacı vardır.

Okumaya devam et
Yorum atmak için tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2016 Su Politikaları Derneği Tüm Hakları Saklıdır.