Dünyada su kıtlığı derinleşirken, Nil’den İndus’a, Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar birçok bölgede su kaynakları üzerindeki gerilim büyüyor. Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, TÜRKINFORM muhabiri Yaren Tekin’e yaptığı açıklamada “Su artık sadece doğal bir kaynak değil, ülkeler arasında stratejik bir güç unsuru haline geliyor” dedi. Peki su savaşları gerçekten kapıda mı? Su, gelecekte ülkeler arasındaki en kritik güç unsurlarından biri mi olacak?
Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, TÜRKINFORM muhabiri Yaren Tekin’e yaptığı değerlendirmede, iklim değişikliği, kuraklık ve artan jeopolitik gerilimlerin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, “Kuralsızlık ve belirsizlik artışı bir araya geldiğinde su silahı patlayabilir” dedi.
Dünyada su kaynakları üzerindeki baskı giderek artıyor. Dursun Yıldız’a göre, su krizi artık yalnızca çevresel bir sorun değil, aynı zamanda ülkeler arasındaki ilişkileri ve küresel güvenliği etkileyen stratejik bir konu haline geldi. Yıldız, “İnsanlığın yaklaşık yarısı yılda en az bir ay su kıtlığı altında yaşıyor. 1,8 milyar insan mutlak su kıtlığıyla karşı karşıya” ifadelerini kullandı.
AFRİKA VE ASYA’DA SU REKABETİ BÜYÜYOR
Yıldız, Afrika’da Sahel bölgesinde su kaynaklarının silahlı gruplar tarafından kontrol edilmeye çalışıldığını söyledi. “Suyu kontrol etmek nüfusu kontrol etmek anlamına geliyor” diyen Yıldız, Çad Gölü’nün küçülmesinin de bölgedeki sınır aşan gerilimleri artırdığını belirtti.
Nil Nehri üzerinde Mısır ile Etiyopya arasında süren anlaşmazlığın devam ettiğini kaydeden Yıldız, Etiyopya’nın Büyük Rönesans Barajı’nı devreye almasının bölgesel güvenlik tartışmalarını derinleştirdiğini ifade etti.
Asya’da ise Hindistan ile Pakistan arasındaki İndus Suları Anlaşması’nın askıya alınmasının dikkat çektiğini belirten Yıldız, “Su, Hindistan-Pakistan ilişkilerinde güçlü bir baskı aracına dönüştü” dedi.
ÇİN’İN SU POLİTİKASI DENGELERİ ETKİLİYOR
Çin’in Tibet Platosu’nda yürüttüğü büyük baraj projelerinin Asya’daki su dengelerini etkileyebileceğini belirten Yıldız, “Çin, suyu doğrudan bir silah olarak değil, altyapı, enerji ve veri üzerinden jeopolitik etki oluşturan bir güç unsuru olarak kullanıyor” ifadelerini kullandı.
SU KRİZİ YENİ ÇATIŞMALARI TETİKLEYEBİLİR
Uluslararası düzeyde su konusunda etkili ve bağlayıcı mekanizmaların yetersiz olduğunu söyleyen Yıldız, “Su konusunda küresel ölçekte güçlü bir uygulama mekanizması bulunmuyor” dedi.
Yıldız, değerlendirmesinin sonunda, “Kuraklık, sınır çatışmaları veya terör saldırıları gibi gelişmeler yaşandığında su kaynakları üzerindeki rekabet daha da sertleşebilir. Bu nedenle su, gelecekte ülkeler arasındaki gerilimlerde daha belirleyici bir unsur haline gelebilir” ifadelerini kullandı.