Avrupalı coğrafyacılar, deniz seviyesindeki yükselişin etkisine ilişkin mevcut tahminlerin, bu etkiyi 20-30 santimetreye kadar önemli ölçüde hafife aldığını belirledi. AzerNEWS’in haberine göre, bu hafife alma , daha önce tahmin edilenden yaklaşık %68 daha fazla insanın bu durumdan etkilenebileceği anlamına geliyor.
Wageningen Üniversitesi’nden coğrafyacı Katharina Seeger, “Neredeyse tüm tahminler, dünyanın farklı bölgelerindeki deniz seviyelerinin gerçek ölçümlerinden ziyade matematiksel modellere dayanıyor” dedi. “Sonuç olarak, hem savunmasız kara alanını hem de risk altındaki insan sayısını sürekli olarak hafife alıyorlar. Hesaplamalarımız, bu bölgelerin beklenenden %37 daha fazla alanı kapsadığını ve yaklaşık 132 milyon insanın etkilenebileceğini gösteriyor.”
Seeger ve meslektaşları, küresel sıcaklıklardaki hızlı artışın, Grönland ve Arktik’teki buzulların yanı sıra Batı Antarktika’nın en savunmasız buz tabakalarının erimesini artıracağını , bunun da deniz seviyesindeki yükselişi hızlandıracağını ileri sürmektedir.
Birleşmiş Milletler’e göre, sera gazı emisyonları kontrolsüz bir şekilde devam ederse, küresel deniz seviyelerinin bu yüzyılın sonuna kadar 30-50 santimetre yükseleceği tahmin ediliyor. Ancak Avrupalı araştırmacılar, bu tahminlerin %99’unun kıyı şeritleri boyunca doğrudan ölçümlere değil, suyun yerçekimi ve dönüşün etkisiyle gezegen üzerinde eşit olarak dağıldığını varsayan uydu görüntüleri ve model hesaplamalarına dayandığına dikkat çekiyor. Gerçekte, deniz seviyeleri, yerel akıntılardan , rüzgarlar, tuzluluk ve su sıcaklığından etkilenmekte ; bu da bu tahminleri daha az kesin hale getirmektedir.
Bu sorunu çözmek için araştırmacılar, dünya çapındaki okyanuslardan elde edilen kapsamlı bölgesel deniz seviyesi ölçümlerini bir araya getirdiler ve bunları mevcut modellerde kullanılan girdilerle karşılaştırdılar. Bu çalışmada ortalama olarak, deniz seviyesi tahminlerinin 20-30 santimetre kadar düşük tahmin edildiğini ve Mekong Deltası ve diğer büyük nehir deltaları gibi Küresel Güney’in bazı bölgelerinde bu düşük tahminin neredeyse bir metreye ulaşabileceğini buldular.
Bu farklılığı hesaba katan ekip, yükselen deniz seviyelerinin kıyı şeridinin %37 daha fazla alanını kapsayacağı ve 132 milyon insanı etkileyebileceği sonucuna vardı; bu, daha önce tahmin edilenden %68 daha fazla bir değere karşılık gelmektedir. Deniz suyu seviyesinin yükselmesi bakımından Güneydoğu Asya, Avustralya ve Pasifik bölgesindeki ülkelerin özellikle savunmasız olacağı tahmin edilmektedir.
Seeger, bu bulguların şehir planlaması, tarım ve afet hazırlığı için ciddi sonuçlar doğurduğunu da sözlerine ekliyor. “Kıyı kentleri, küçük ada ülkeleri ve nehir deltaları deniz suyu seviyesinin yükselmesinden etkilenecek olan alanlar arasında ön saflarda yer alıyor. Güncellenmiş tahminler olmadan, milyonlarca insan zorunlu yer değiştirme, geçim kaynaklarının kaybı ve yıkıcı ekonomik sonuçlarla karşı karşıya kalabilir,” diyor.
Araştırmacılar dünyada yapılan gerçek ölçümlerinin modellere entegre edilmesiyle erken uyarı sistemlerinin ve altyapı planlamasının iyileştirilebileceğini , potansiyel olarak önümüzdeki on yıllarda insan hayatının korunabileceğini ve milyarlarca dolarlık hasarın önlenebileceğini de ileri sürüyorlar.