Genel
Nehir Havasında Suyu Hangi Kurum Yönetecek ?
Yayınlandı
13 saat önceon
Yazar
Dursun Yıldız
Dursun Yıldız
İnş. Müh. Su Politikaları Uzmanı
Su Politikaları Derneği Başkanı. TEMA Bilim Kurulu Üyesi .DSİ Eski Yöneticisi
21 Şubat 2026
Ülkemizin su yönetimi, yasal ve kurumsal olarak uzun süren bir geçiş dönemi yaşamaktadır. Bu kapsamda 13 yıl önce bir su yasası taslağı hazırlık çalışmaları başlamıştır. 2011 yılında kurulan Su Yönetimi Genel Müdürlüğü de havza ölçeğinde havza koruma planları,havza yönetim planları,su tahsis planları,havza kuraklık eylem planları gibi bir çok plan hazırlığına başlamış ve bunların birçoğu tamamlanmıştır.
Bu arada 2019 yılında ülkemizin su yönetiminin yol haritası olarak kabul edilen “Ulusal Su Planı “ da hazırlanmış ve yürürlüğe girmiştir.
Bu kapsamda ülkemizde su yönetiminin havza ölçeğinde ihtiyaç duyduğu birçok plan hazır olup su yönetiminin yol haritası olan Ulusal Su Planı da 2019 yılından itibaren yürürlüktedir.
Bu planların uygulamaya geçirilebilmesi için Havza ölçeğinde güçlü bir kurumsal yapıya ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaç Ormancılık ve Su Şurası Kararlarında ve 2019-2023 Ulusal Su Planında şöyle dile getirilmektedir;
Ormancılık ve Su Şurası Kararları 2017 (Sayfa 15)
Karar 32. Havza esaslı su yönetimi için hukuki ve idari altyapı tamamlanmalıdır.
STRATEJİ VE POLİTİKALAR
1. Havza esaslı etkili bir su yönetimi için başta Su Kanunu olmak üzere gerekli ikincil mevzuatın çıkarılarak hukuki altyapının oluşturulması
2. Havza esaslı su yönetimini gerçekleştirecek, yetki ve dolayısıyla sorumlulukları açık bir şekilde tanımlanmış Havza Yönetim Kurulu ve/veya Su Ajansı gibi bütüncül bir idari yapının kurulmasının sağlanması. Sorumlu Birim: SYGM, SUEN
( Ulusal Su Planı 2019-2023) (Sayfa 54))
Havza Yönetim Heyetlerinin yasal ve idari yapısı güçlendirilerek, havza ölçeğinde su kaynakları ile ilgili bütün planlama ve bunların uygulamalarında güçlü ve yetkili bir yapı haline getirilmesi sağlanmalıdır (2019-2023 ( Ulusal Su Planı 2019-2023) (Sayfa 54))
Mevcut Su Yönetimi Yapısı
Ülkemizdeki mevcut su yönetiminin havza ve iller ölçeğindeki kurumsal yapısı yönetmeliklerle belirlenmiş olup Su Yasası taslağı henüz yasalaşmadığı için yasal bir çerçeveye kavuşmamıştır.
Bu konudaki yapılanma 18 01 2019 tarihinde yayınlanan “Havza Yönetimi Merkez Kurulu, Havza Yönetim Heyetleri ve İl Su Yönetimi Koordinasyon Kurullarının Teşekkülü, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları Tebliği “ kapsamında “Heyetler ve Koordinasyon Kurulları” olarak oluşmuştur.
Bu Tebliğ; havza ölçekli yönetim planlarının hazırlanması, uygulanması, uygulamalarının takibi sürecinde kurumlar arası koordinasyonun sağlanması amacıyla; Havza Yönetimi Merkez Kurulu, Havza Yönetim Heyetleri ve İl Su Yönetimi Koordinasyon Kurullarının kurulması ve faaliyetlerini sürdürmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konmuş olup; Havza Yönetimi Merkez Kurulu, Havza Yönetim Heyetleri ve İl Su Yönetimi Koordinasyon Kurullarının teşekkülü ile bu heyet ve kurulların görevlerini, çalışma usul ve esaslarını kapsamaktadır.

Şekil 1. Ülkemizde Su Yönetimi Konusunda yetki ve sorumlulukları Bulunan Kurum ve Kuruluşlar

Şekil 2. Havza ölçeğinde su yönetiminin kurumsal yapısı
Şekil 2. den de görüldüğü gibi bir dönem havza ölçeğindeki su yönetimi, görev, yetki, sorumlulukları tebliğle oluşturulmuş olan yönetim heyetleri ve koordinasyon kurulları tarafından yerine getirilmiştir. Havza Yönetim Heyetleri belirlenen koordinatör valiler başkanlığında toplantılar yapmıştır. İl Su Yönetimi Koordinasyon Kurulları da illerde toplantılar gerçekleştirmiştir.

Daha sonra bu yapıda düzenlemelere gidilmiştir. Bı kapsamda 29 Kasım 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde yapılan değişiklik ile; milli su politikasına yön verecek Ulusal Su Kurulu ve su kaynaklarının havza ile il bazında katılımcı bir yaklaşımla yönetimini sağlayacak 25 Havzada Havza Su Kurulları ve 81 ilde İl Su Kurulları oluşturulmuştur. Ulusal Su Kurulu ile su yönetiminde Ülke ölçeğinde koordinasyon etkinliğinin artırılması, havza ve il su kurulları ile yerel paydaşların su yönetimine aktif katılımının sağlanması ve planların uygulanma etkinliğinin artırılması hedeflenmiştir.

Ancak bu yapılar mevcut ihtiyacı karşılamaktan uzak olup Ulusal Su Planında önerildiği gibi havza ölçeğinde su kaynakları ile ilgili bütün planlama ve bunların uygulamalarında güçlü ve yetkili bir yapı ihtiyacı sürmektedir.
DSİ Genel Müdürlüğü ve Bölge Müdürlükleri
DSİ Genel Müdürlüğü’nün bölge müdürlükleri , havza ölçeğinde örgütlenmiş kurumsal yapılardır. Su havzalarımız aynı zamanda su kaynaklarımızın geliştirilmesi ve yönetilmesi konusunda doğal sınırları oluşturmaktadır.

Şekil 3. DSİ Bölge Müdürlükleri ve Nehir Havzası Sınırları
Ülkemizdeki su sektörü ile ilgili kurumlar içinde sadece DSİ Genel Müdürlüğü nehir havzaları ölçeğinde örgütlenmiştir. Ancak bazı havzalar büyük olduğu için aynı havzada birden fazla bölge müdürlüğü bulunmakta ve bu nedenle de bölge müdürlükleri arasındaki iç koordinasyon DSİ Genel Müdürlüğü tarafından sağlanmaktadır(Şekil 3). Ülkemizde bu uygulama 60 yıldır uygulanmaktadır.

Şekil 4. DSİ Bölge Müdürlükleri,İller ve Nehir Havza Sınırları
DSİ Bölge Müdürlükleri ,il ve nehir havzaları sınırları da aynı harita üzerinde Şekil 4 ‘de verilmektedir.
İl Ölçeğinde İdari Yapılanma
Ülkemizin idari yapısı il ölçeğinde gerçekleşmiş olup bu nedenle nehir havzası sınırları içinde çok sayıda tarım ve çevre il müdürlükleri ,il özel idaresi, Büyükşehirlerin Su ve Kanalizasyon idareleri ,sulama birlikleri gibi kurumsal yapılar yer almaktadır.
Havza yönetimi bir su toplama havzasında, ekolojinin temel esasları dikkate alınarak, toplumun sosyal, ekonomik ve kültürel gelişimini sağlayacak şekilde doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımının planlanması ve yönetilmesi şeklinde yapılabilir. Böylece tanım çok boyutlu, çoklu disiplinli, çok kurumlu, katılımcı, bütüncül, koordine ve sürdürülebilir kalkınma nitelikleri olan bir içerik kazanmış olmaktadır. Dolayısıyla su üretimine dönük havzalar da bu genişlik ve derinlikte ele alınmak zorundadır.

Şekil 5. Mevcut İl Sınırları ve Nehir Havzası Sınırları (1).
Havza ölçeğinde yapılan planlamanın eylem sınırları doğal verilere göre belirlenmekte ve böylece sürdürülebilir bir kalkınma ve gelişme sağlanabilmektedir.
Türkiye siyasi haritasında verilen il sınırları (81 il) ile 26 akarsu havzasının sınırları aynı ölçekli haritalarla çakıştırıldığında sınırların örtüşmediği ve bazı illerin birden fazla havza sınırı içinde kaldığı görülmektedir(Şekil 5).
39 il iki veya daha fazla nehir havzası sınırları içinde kalıyor !
Akarsu havzalarımızı 26 olarak alan bir çalışmada (1) 42 ilimizin bir, 28 ilimizin iki, 9 ilimizin üç, 2 ilimizin ise dört ayrı nehir havzasında yer aldığı belirlenmiştir. Bu durumda 39 ilimizin iki yada daha fazla nehir havzasında yer aldığı ortaya çıkmaktadır.
25 Akarsu havzası üzerinden yapılan bir çalışmada 28 ilimizin iki yarı havzada 7 ilimizin 3 ayrı havzada toplam 35 ilimizin iki veya daha fazla hava içinde yer aldığı görülmektedir.
Havza ölçeğinde yapılan birçok planın uygulanmasında il ölçeğinde doğal verilere uygun kararların üretilemeyeceği, ya da koruma amacıyla alınan önlemlerin idari sınırların son bulduğu yer itibariyle kesintiye uğrayacağı açıktır. Bu nedenle bu konu üzerinde mevcut kurumsal altyapılar da dikkate alınarak çalışmalar yapılmalıdır. Bu çalışmalar yapılırken DSİ Genel Müdürlüğü ile Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ‘nün yetki ve sorumluluk alanları ile yetkili ve sorumlu olmak istedikleri alanlar nedeniyle ortaya çıkan bazı anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulması büyük önem taşımaktadır. Bunun yanısıra Büyükşehirlerimizin Su ve Kanalizasyon İdareleri’nin yetki ve sorumluluk alanları ile kurumsal yapısı havza ölçeğinde kurumlararasındaki uyumun arttırılmasına yönelik olarak tekrar ele alınması ve olası anlaşmazlıkların baştan önlenmesi sağlanmalıdır.
Planlarda yer alan tedbirleri uygulayacak kurumsal yapı eksik
Tedbirlerin uygulanmasında mevzuat eksikliğinin bulunması, mevcut durumda en önemli sorun olarak ön plana çıkmaktadır. Havza ölçekli planlar ile Ulusal Su Planı’nın uygulanması hususunda Havza Kurulları, İl Su Kurulları tarafından süreçler yürütülse de temel oluşturacak kapsayıcı bir mevzuat ve etkin bir kurumsal altyapısı eksikliğinden dolayı uygulamalarda ilerleme kaydedilememektedir.
Her ne kadar planlarda kurum/kuruluşlara sorumluluklar verilse de kurum/ kuruluşların planları bağlayıcı olarak kabul etmediği ve de planlardaki tedbirleri kendi yatırım programlarında dikkate alarak ilgili sorumlulukları yerine getirmediği gözlemlenmektedir. Bu çerçevede; tedbirlerin uygulanması, uygulama durumlarının takip edilmesi ve ilerleme sağlanamayan tedbirlere ilişkin yaptırımda bulunması için gerekli mevzuatın ve kurumsal altyapının eksik olduğu görülmektedir.
Tedbirlerin uygulanması konusunda; takip, denetim, yaptırım, teşvik ve cezayı içeren hükümlerin kanuni düzenlemelerde yer alması önemlidir. Ancak bunun yanısıra bu husuları takip edecek etkin bir kurumsal yapının oluşturulması da çok büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda Su Kanunu’nda yukarıda önerilen hususlarla ilgili maddelere açık ve net bir şekilde yer verilmesi, ülkemizde su yönetimi konusunda karmaşanın önlenmesi ve etkinliğin artmasına çok büyük katkıda bulunacaktır.

DSİ Bölge Müdürlükleri Havza Ölçeğinde Yeniden Yapılandırılmalı.
Hazırlanmış olan birçok havza planını diğer birçok planla birlikte havza içinde diğer kurumlarla etkili bir eşgüdüm sağlayarak uygulayabilmek için köklü ve uygulamalarıyla kendini ispat etmiş bir kuruma ihtiyaç vardır. Bu görevin tebliğle oluşturulmuş olan mevcut havza yönetim kurulları tarafından sürdürülebilir olarak sağlanabilmesi zordur Ülkemizde nehir havzası ölçeğinde hazırlanan planları en etkili ve sorunsuz bir şekilde uygulamaya geçirecek en deneyimli kurum DSİ Bölge Müdürlükleridir. Bu nedenle mevcut DSİ Bölge Müdürlüklerinin görev, yetki ve sorumluluk alanları yeniden düzenlenerek Havza veya Havza Bölgeleri Yönetim Birimleri şeklinde çalışması sağlanmalıdır.
Bu çalışma yapılırken bazı DSİ Bölge Müdürlüklerinin birleştirilerek havza ölçeğinde en uygun ve etkin bir kurumsal yapı haline getirilebilmesi de değerlendirilmelidir.
Bu yeniden yapılandırmada havza ölçeğindeki diğer paydaşların da etkin bir danışma mekanizması içinde yer alması sağlanmalıdır.
Kaynaklar
[1] Efe M, Aydın S.B 2009 “İdari Sınırlara Dayalı Planlamanın Değiştirilebilirliği ve Havza Temelli İl Sınırları Önerisi” Ege Coğrafya Dergisi, 18/(1-2) (2009), 73-84, İzmir.
[2] Garipağaoğlu N. 2012 “Havza Planlamalarında Coğrafyanın Rolü “ve Türkiye’de Havza Planlamacılığı” Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2012 16 (2): 303-336

