Connect with us

Ulusal Su Planı

Yeni Ulusal Su Planı’ndaki (2026-2035)  hedeflere  ulaşılabilir mi ?

Yayınlandı

on

Dursun Yıldız

SPD Başkanı

17 Mart 2026


Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi amacıyla hazırlanan Ulusal Su Planı (2026-2035), 14 Mart 2026 tarihli ve 33196 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile yürürlüğe girmiştir. Birinci Ulusal Su Planı (2019-2023) 2019 yılında yayınlanmıştı.Yeni Plan, su kaynaklarının korunması, iklim değişikliğine uyum, su verimliliğinin artırılması ve bütüncül su yönetimi yaklaşımının güçlendirilmesi gibi kritik konulara odaklanmış olup Türkiye’de su yönetiminin stratejik yol haritasını belirleyen bir politika dokümanıdır. Planda temel amaçlar olarak yer alan  hususlar arasında  hava bazlı sürdürülebilir yönetim yaklaşımının yaygınlaştırılması da mevcuttur.

Planda ,planın uygulanması ve izlenmesinin  Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından koordine edileceği  ve üst düzey koordinasyonunun da  Ulusal Su Kurulu tarafından  gerçekleştirileceği yer almaktadır. Plan kapsamında 8 hedef, 31 strateji ve 141 eylem tanımlanmıştır. Planda tanımlanan 7 hedef sürdürülebilir su yönetimi vizyonu için önemli iken, sekizinci hedef olan “Kurumsal ve yasal yapının güçlendirilmesi” hedefi bu vizyonun uygulamaya geçirilmesine yönelik çok daha önemli bir hedef olarak ortaya çıkmaktadır.

Bu anlamda  ikinci Ulusal Su Planımız su yönetiminin düzenlenmesi konusunda kararlılığımızı gösteren ileri bir adımdır. Ancak bununla  birlikte ,çok başlı, çok parçalı su yönetim yapısına havza ölçeğinde etkin bir kurumsal yapı önerisi yoktur. Bu durum nehir havzası ölçeğinde

Kurumsal yapının güçlendirilmesi hedefine yönelik ne yapılacak?

Planda “Su kaynaklarının yönetiminde birçok kurum ve kuruluşun görev,yetki ve sorumluluğa sahip olması ,etkili ve uyumlu bir yönetim sürecini gerektirmektedir.Bununla  birlikte , su konusunun yanı sıra farklı görev ve sorumlulukları bulunan kurumların farklı planlama ve yatırım öncelikleri su kaynaklarının planlanması ve yönetim süreçlerini aksatabilmektedir. Bu doğrultuda kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır”  tesbiti yer almaktadır

Planda, yerelde su yönetiminde  etkinliğin ve sürdürülebilirliğin sağlanması konusunda  İl Su Kurulları ve Havza Su Kurullarının görev yapacağından söz edilmiştir.

Planın 2.1.3. Stratejiler bölümünde : Sürdürülebilir su yönetimi için kurumsal yapının güçlendirilmesi ile etkin koordinasyonun sağlanması ve hukuki yapının güçlendirilmesi stratejilerinden söz edilmektedir. Ancak planda kurumsal ve hukuki olarak güçlendirilecek  kurumsal yapı veya yapılar konusunda tam bir açıklık bulunmamaktadır. 

Ulusal Su Planı’nda,  suyun hangi temel politikalarla ve hangi anlayışla yönetileceği konusunda bir önceki planda da yer alan birçok hedef,strateji ve eylem yer almaktadır. Planın son bölümünde Hedef,Strateji ve Eylemler tablosunda verilen birçok sorumlu ve ilgili kurum ve kuruluş arasında  yetki,görev ve sorumluluk alanı çakışması ve  çatışması mevcuttur. Bunlar planda belirtildiği gibi  Su Yasası Taslağı’nın yasalaşması  sonrasında  çıkartılacak  ikincil mevzuat çalışmaları ile düzenlenebilir. Ancak bu konuda Su Yasası Taslağı’nda havza ölçeğinde  yasal çerçeve kazandırılarak yetkilendirilecek kurum-kurul büyük önem taşıyacaktır. Daha önceki Ulusal Su Planı’ndaki ve  Yeni Ulusal Su Planı’ndaki stratejileri ve  hedefleri  havza ölçeğinde etkin bir şekilde yerine getirecek kurumsal yapının çok iyi tanımlanması gerekmektedir.

 Havza ve İl Su Kurulu  yapısı yasal olarak yetkilendirilse bile, bu konuda  yetersiz kalması  ve etkisiz olması ihtimali mevcuttur.  Ulusal Su . Havza ölçeğinde gerçekleştirilecek  planlama,uygulama ve denetleme hizmetlerinin sadece kurumlararası koordinasyonun güçlendirilmesiyle, yasal yetkilendirilmiş olsalar bile, Havza Su Kurulları tarafından başarılabilmesinin çok güç olabileceği görülmektedir. Bu nedenle bu su planının Su Yasası Taslağı yasalaşmadan önce havza ölçeğinde  ülke koşullarımıza en uygun ve  katılımcılığa açık  bir kurumsal yapı tanımı yapması  çok faydalı olacaktı. Ancak  yeni Ulusal Su Planı’nda havzada sürdürülebilir su yönetiminin, yeni bir kurumsal yapılanmadan daha çok mevcut  kurumların etkin bir şekilde koordinasyonuna indirgenmiş olduğu görülmektedir.

Bütünleşik Su Yönetiminde Dijital Dönüşüm çalışmaları hedefi  önemli

Planda Bütünleşik Su Yönetiminde Dijital Dönüşüm’ün ayrı bir başlık halinde ve çok kapsamlı bir şekilde ele alınması çok faydalı olmuştur. Bu kapsamda Ulusal Su Bilgi Sistemi,Ulusal Su Kaynakları Coğrafi Yönetim Sistemi  ve Türkiye Sayısal Su Kaynakları Altlığı kapsamındaki çalışmalardan da söz edilmesi dijital dönüşümün önünü açacak önemli  hususlar olarak değerlendirilmektedir.Bu kapsamda Planda 2.5.6. Stratejiler bölümünde  yer alan “su kaynakları yönetiminde düzenli ve güncel veri üretilmesine ilişkin teknolojik altyapının iyileştirilmesi  ve akıllı su yönetimi için iş ve dijital ekosistemin geliştirilmesi ile yaygınlaştırılması stratejileri” nin kesintisiz bir şekilde uygulanmasının kontrolü önem taşıyacaktır. 

Suyun Fiyatlandırılması

Ulusal Su Planı’nda suyun fiyatlandırılması bölümünde Ulusal Su Kurulu  kararı ile oluşturulan Suyun Fiyatlandırılması ve Su Piyasasının Oluşturulması Komisyonu’nun suyun fiyatlandırılmasına yönelik olarak yürüttüğü çalışmalardan da söz edilmektedir. Bu kapsamda su ve atıksu hizmetlerinin fiyatlandırılmasına ilişkin yürürlükteki uygulamaların Tam Maliyet (finansal,çevresel ve kaynak maliyetleri) Esasına göre düzenlenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

Bu konuda önerilen plan hedefinin uygulanması, özellikle alt gelir gruplarının sürekli ve sağlıklı suya ulaşma konusundaki insan hakkının ihlali şeklinde sonuçlar doğurmamalıdır. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün gündemindeki Su Piyasası Düzenleme Kurulu ve Su Ajansı gibi yeni yapılarla suyun ticarileşmesi ve bir insan hakkı olarak kabul edilmesinden uzaklaşılması riski ortaya çıkabilecektir. Yayınlanan Ulusal Su Planı’nda halen taslak halinde olan Su Yasası’nda  Su hizmetlerinin kamu hizmeti olarak verilmesi ve herkesin suya ulaşmasının bir insan hakkı olarak kabul edilmesi şeklinde bir plan hedefine rastlanmamıştır.

Plandaki  Su,Enerji,Gıda ve Ekosistem Esaslı Bağlantısallık Yaklaşımı Çok Önemli

Planda,  Su,Enerji,Gıda ve Ekosistem Esaslı Bağlantısallık Yaklaşımı hedefinin   yer alması havza ölçeğinde su,enerji,gıda ve çevre güvenliğinin   bütünleşik bir anlayış ile sağlanmasına çok önemli katkıda bulunabilecektir. Ayrıca planda yer alan suya göre tarımsal ürün planlanması hedefi de suyun en verimli şekilde kullanılması açısından önemli bir hedef olarak  görülmektedir.

Sürdürülebilir su yönetiminde katılmcılığın rolü ve önemi bir önceki planda da söz edildiği gibi bu plan hedefleri içinde de yer almıştır. Ancak bu konuda, bir önceki plan hedeflerinin uygulanması ve sivil toplumun çalışmalarda ve karar mekanizmalarında yer alması  yeterince sağlanamamıştır. Bu durum bu konunun bu plan hedefinde yer alsa bile uygulamaya geçmesi için yasal güvence ile desteklenmesini gerekli kılmaktadır. Planda buna yönelik açık bir öneriye rastlanmamıştır.

Plan’ın  iki yılda bir güncellenecek olması çok faydalı

Yeni Planda, Ulusal Su Planı’nın uygulanmasının  Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda yürütüleceği , planın uygulanma sürecinin Ulusal Su Kurulu tarafından izleneceği ve elde edilen sonuçlara göre planın  iki yılda bir gözden geçirilerek güncelleneceği belirtilmektedir. Bu durum bir önceki ulusal su planının kapsama süresi  ile yeni plan arasında yaklaşık 3 yıllık boşluk olduğu dikkate alındığında, sürekliliğin sağlanması açısından  olumlu olarak değerlendirilmelidir.

Hedeflere Ulaşılabilir Mi ?

Yeni  Ulusal Su Planı, bir öncekinden daha kapsamlı, teknolojik gelişmeleri ve su yönetimindeki yenilikçi yaklaşımları daha çok dikkate alan ve Türkiye’nin  su yönetimi konusunda  kararlılığını gösteren bir plan olmuştur. Bu kapsamda planda belirtilen hedef,strateji ve eylemlerin birinci su şurasında alınan kararlarla uyumlu olması da yeni plandaki önerilerin katılımcılık özelliğini   artırmıştır.

Ancak Planda belirtilen hedef,strateji ve eylemlerin sistematik olarak  gerçekleşebilmesi için özellikle havza ölçeğinde  kurumsal bir sistem yapısı tanımlanmış değildir. Planda  Su Kurullarında alınan kararların ulusal ve yerel düzeyde uygulanması ve takibinin, Su Yönetimi Genel Müdürlüğünün koordinasyonunda  su yönetiminde yer alan 11 Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından yapılacağı belirtilmiştir. Bu durum ne kadar iyi koordine edilirse edilsin su yönetiminde çokbaşlı çok parçalı yapının  havza ölçeğindeki kararların etkin bir şekilde uygulanmasını zorlaştırabilecektir.

Türkiye’de son 10 yıldır  nehir  havzası  ölçeğinde bütünleşik,katılımcı,şeffaf  bir su yönetimine geçiş için birçok plan hazırlamıştır. Bu planların uygulanarak ve denetlenerek havza ölçeğinde su ve atıksu hizmetlerinin etkinliğinin  sağlanmasının Havza Su Kurulları ile gerçekleştirilebilmesi zor görülmektedir. Bunun için nehir havzası ölçeğinde etkin bir kurumsal yapıya ihtiyaç vardır.

Ayrıca planda yer alan sulama birlikleri ,sulama kooperatifleri ve halk sulamalarının tek çatı altında toplanması hedefi  birliktelik  sağlayabilir.  Ancak bu düzenleme  yeraltısuları yönetimi için  çok uzun dönemdir ülke çapında  görev yapan yüzlerce  sulama kooperatiflerinin ortaklık yapısını ortadan kaldıracağı için ekonomik ve idari olarak sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Yeraltı suyu yönetimi gibi çok stratejik bir alanda  oluşacak  bu sorunlar su yönetimindeki bütünleşik anlayışa zarar verebilir.

Okumaya devam et
Yorum atmak için tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2016 Su Politikaları Derneği Tüm Hakları Saklıdır.