Su Politikaları Derneği olarak 2021 yılında yayınladığımız raporda Doğal Göllerimizin ve Sulak alanlarımızın durumuna dikkat çekmiş , acil önlem çağrısı yapmış ve alınmasını gerekli gördüğümüz önlemleri açıklamıştık
Ülkemizde göllerimizle ilgili yapılan çalışmaların çok büyük bölümü göllerin mevcut durumunun tespiti ve bir envanter çıkartılması şeklinde .Göllerimizin korunması ve rehabilitasyonu aşamasına geçemedik. Bunun yanısıra göllerimizin korunması, su tahsisi ve rehabilitasyonu konusunda bir yetki karmaşası da var.Bu nedenle göllerimizin korunması için göl havzası ölçeğinde alınması gereken önlemler yetersiz kalıyor.
Ülkemizde 2017 yılında bir Göller ve Sulak alanlar eylem planı yayınlandı. Göller ve Sulak Alanlar Eylem Planı 2017-2023 ün en önemli katkısı göllerimiz için bir envanterin çıkartılması konusunda oldu . Tespit edilen 303 göl ve sulak alan için belirlenen tespit ve izleme çalışmaları tamamlandı ancak bu raporda önerilen iyileştirme adımı eksik kaldı. .İklim değişikliği etkisi ,popülist politikalar, plansızlık ,hatalı su yönetimi anlayışımız ve yetersiz kalan kurumsal yapılarımız ve kurumlar arasında koordinasyonsuzluk nedeniyle kuruyan göllerimiz artıyor.
Ulusal Su Kurulunun 26 Aralık 2025 tarihinde yapılan son toplantısı sonrasında Sn Bakan Yumaklı “Eğirdir ve Burdur göllerimiz için eylem planlarını açıklamıştık, şimdi sırada diğer göllerimiz var. Şebeke kayıplarının azaltılması, sulama sistemlerinin modernizasyonu, arıtılmış atık suların yeniden kullanımı, alt havzalardan su transferleri başta olmak üzere tedbirler de bu eylem planlarında yer aldı. Eber, Akşehir, Bafa, Beyşehir, İznik, Seyfe ve Sapanca göllerine ilişkin eylem planlarımızı da önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacağız.” açıklamasını yaptı.
Bu kez kritik durumda olan göllerimize yönelik tek tek eylem planlarının hazırlanmakta olduğu ve bu eylem planlarında alınacak olan tedbirlerin de yer aldığı anlaşılmaktadır.
Ancak bu eylem planlarının hangi kurum tarafından göl havzası ölçeğinde en etkin şekilde nasıl uygulamaya konulacağı ve denetleneceği konusunda herhangibir açıklama yapılmamıştır.
Ne Yapılmalı ?
Bu konudaki eksikliklerimizi mevcut su yönetim anlayışımız ve ,yetersiz kurumsal altyapı çok başlı,çok parçalı koordinasyon eksikliği içindeki su yönetimi ile gideremeyiz. Bu nedenle Bakanlık tarafından bazı göllerimiz için hazırlanacağı söylenen eylem planları da yetersiz kalacaktır. Göllerimizin her türlü tehditten korunması ve kurtarılması Nehir Havzası ölçeğindeki bütünleşik bir su yönetimi (planlama , uygulama,denetim) anlayışı ve etkili bir Havza Yönetimi kurumsal altyapısı ile mümkün olur.
Göllerimizin Kurumsal sahibi olmalı !
Bu kapsamda Göllerimize Nehir havzası ölçeğinde sahip çıkacak güçlü bir kurumsal yapı oluşturulmalıdır. Bu kurum tarafından Göllerimizin su bütçesi hesapları iklim değişikliği de dikkate alınarak yeniden yapılmalı, Havza Planlamaları göllerimizi koruyacak şekilde revize edilmeli, Göllere akan yüzey suları ve gölleri besleyen yeraltısularından yapılan su kullanımları incelemeye alınarak su tahsisleri yeniden yapılmalıdır.
Ayrıca göllerimiz ve sulak alanlarımızın bulunduğu havzalarda gölü besleyen yüzey ve yeraltısuyu çekimleri ileri teknolojik sistemlerle anlık kontrol altına alınmalıdır.Bunun yanısıra gölü besleyen su kaynaklarının bulunduğu havzalarda modern sulama altyapısı olmayan sulamaların ve aşırı su çekimi yapan kişilerin ve işletmelerin su tahsisleri iptal edilmelidir. Yoksa göllerimizi ve sulak alanlarımızı hızla kaybedeceğiz.
Göllerimizin Kurtulması için Havza Ölçeğinde Bütünleşik Su Yönetimi Gerekli
Yukarıda genel olarak belirttiğimiz görüş ve önerilerimizi aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz;
Doğal Göllerimiz ve Sulak alanlarımız ,iklim değişikliği ,popülist politikalar, plansızlık ,hatalı su yönetimi anlayışımız ve yetersiz kalan kurumsal yapı ve koordinasyonsuzluk nedenleri ile hızla yok oluyor. Göllerimiz kuruyor,Balık türleri yokoluyor ,kuşlar artık uğramıyor,ekolojik denge altüst oluyor
Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Göller ve Sulak Alanlar Eylem planında(2017-2023) tespit edilen 303 göl ve sulak alan için belirlenen tespit ve izleme çalışmaları tamamlanmış ancak iyileştirme adımı eksik kalmıştır.Bu eksiklik mevcut su yönetim anlayışı ve ,yetersiz kurumsal altyapı ile tamamlanamaz.
Göllerimizin her türlü tehditten korunması ve kurtarılması Nehir Havzası ölçeğindeki bütünleşik bir SU YÖNETİMİ (planlama , uygulama,denetim) anlayışı ve etkili bir Havza Yönetimi kurumsal altyapısı ile mümkün olur.
Göllerinin iyileştirme çalışmaları ve sürdürülebilir olarak korunması için Su Yasası Taslağı TBMM’den geçirilmeli ve Havza ölçeğinde su yönetimine hızla geçilmelidir.
Bu kapsamda Göllerimize Nehir havzası ölçeğinde sahip çıkacak güçlü bir kurumsal yapı oluşturulmalıdır.
Bu kurum tarafından Göllerimizin su bütçesi hesapları iklim değişikliği de dikkate alınarak yeniden yapılmalı, Havza Planlamaları revize edilmeli, Göllere akan yüzey suları ve gölleri besleyen yeraltısularından yapılan su kullanımları incelemeye alınarak su tahsisleri yeniden yapılmalıdır.
Göllerimiz ve sulak alanlarımızın bulunduğu havzalarda gölü besleyen yüzey ve yeraltısuyu çekimleri ileri teknolojik sistemlerle anlık kontrol altına alınmalıdır.
Gölü besleyen su kaynaklarının bulunduğu havzalarda modern sulama altyapısı olmayan sulamaların ve aşırı su çekimi yapan kişilerin ve işletmelerin su tahsisleri iptal edilmelidir.