Jeopolitik değişimler, dünya düzeninin değişmekte olduğunu ve bildiğimiz şekliyle çok taraflılığın da bununla birlikte değiştiğini gösteriyor.
Hindistan’daki 18. BRICS Zirvesi’nde “çok kutupluluk” öne çıkan bir kavramdı. Katılımcılara hitap eden BM Genel Sekreteri António Guterres, çok kutuplu bir dünyanın “küresel sistemlere denge ve hakkaniyet getirmeye” yardımcı olduğunu belirtirken; Yeni Delhi Deklarasyonu, ulusal koşullara ve ulusal sistemler ile kalkınma yollarının çeşitliliğine saygı göstererek; dayanışma, karşılıklı saygı, adalet ve eşitlik temelinde çok taraflılığı ve çok kutupluluğu güçlendirme konusundaki kararlılığı açıkça teyit etti.
Başlangıçta Brezilya, Rusya Federasyonu, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan oluşan bu stratejik ittifak, yakın zamanda genişleyerek Mısır, Etiyopya, Endonezya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) de bünyesine kattı. Belarus, Bolivya, Küba, Kazakistan, Malezya, Nijerya, Tayland, Uganda, Özbekistan ve Vietnam ise BRICS ortak ülkeleri arasında yer alıyor.
Siyasi, ekonomik ve güvenlik odaklı bölgesel bir ülke grubu olan Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), yakın tarihli bir toplantısında Avrasya bağlamında çok taraflı işbirliğine odaklandı. ŞİÖ’yü “çok taraflılığın önemli bir sütunu” olarak nitelendiren Guterres, “çok kutupluluğun etkili çok taraflılık için en iyi destek olduğunu” ifade etti. Çin, Hindistan ve Rusya Federasyonu hem BRICS’e hem de ŞİÖ’ye üyedir. Suudi Arabistan ve BAE de her iki sürece de dahil olmaktadır.
2030 sonrası kalkınma gündemi
Çok kutuplu güç dinamiklerine rağmen BM, küresel düzeyde paydaşları bir araya getiren konumunu koruyor. Stimson Center ve ortakları yakın tarihli bir raporda; 2027 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) Zirvesi’ne giden süreçte, 2030 sonrası kalkınma gündemine yönelik etkili uluslararası iş birliği için küresel güveni yeniden tesis etmeyi amaçlayan; küresel ve bölgesel yönetişimi yenilikçi bir yaklaşımla ele alan öneriler sunuyor. Rapor, güven eksikliğiyle mücadele etmek adına şeffaflık, meşruiyet, etkinlik ve dürüstlük gibi temel ilkelere duyulan ihtiyacın altını çiziyor.
Bu arada, örgütün çalışma yöntemlerini reforme etmeyi amaçlayan UN80 Girişimi de tüm hızıyla sürüyor. “Teşhisten tasarıma” geçiş niteliğindeki bir adımla BM Genel Kurulu (BMGK), BM Sistemi Personel Koleji (UNSSC) ile BM Eğitim ve Araştırma Enstitüsü’nün (UNITAR) birleştirilerek “BM Yetkinlik ve Öğrenme İnovasyonu Enstitüsü” (UN Institute for Capability and Learning Innovation) adlı yeni bir yapı oluşturulmasını onayladı.
BM Sistemi Veri Ortak Alanı
UN80 Girişimi ayrıca, 26 farklı BM kuruluşuna ait kamu verilerini ve istatistikleri tek bir portalda buluşturan “BM Sistemi Veri Ortak Alanı”nın (UN System Data Commons) hayata geçirilmesini hızlandırmasıyla da öne çıkıyor. Kullanıcılar, gündelik dili kullanarak yaklaşık 44 milyon veri noktasında arama yapabiliyor, etkileşimli araçlar aracılığıyla eğilimleri karşılaştırabiliyor ve açık veri bağlantıları üzerinden bilgilere erişebiliyor. Tanıtım toplantısında konuşan Genel Sekreter, güvenilir kamu verilerinin bilinçli tartışmaların ve hesap verebilir karar alma süreçlerinin temeli olduğuna dikkat çekerek platformun doğruluk, şeffaflık, mahremiyet ve insan haklarına olan bağlılığını vurguladı.
Onuncu BM Genel Sekreteri olma yarışı başladı. António Guterres’in ikinci görev döneminin 31 Aralık 2026’da sona erecek olmasıyla birlikte, halefinin seçilmesi ve atanmasına yönelik süreç de işlemeye başladı. BM Genel Kurulu 81. oturumunu açarken, görevi devretmeye hazırlanan Başkan Annalena Baerbock, sürecin halefi Khalilur Rahman’a devredilmesi konusunda BM Üye Devletlerini bilgilendirdi. Ocak 2027’de görevi devralacak yeni Genel Sekreter, beş yıllık bir dönem boyunca hizmet verecek.
BM Genel Kurulu Başkanı Rahman, yemin ederek göreve başlarken; BM’yi dokuzuncu on yılına güven, kararlılık ve azimle taşıma; ayrıca uluslararası kurumlara ve kolektif eyleme duyulan güveni yeniden tesis etme sözü verdi. Güvenin yeniden inşasının hem somut sonuçlar elde etmeyi hem de reform yapmayı gerektirdiğinin altını çizen Rahman, yıl içindeki altı önceliğini yineledi: barış ve güvenliğin güçlendirilmesi; hiçbir ülkenin geride bırakılmamasını sağlayarak sürdürülebilir kalkınmanın hızlandırılması; uyum ve dayanıklılık yoluyla iklim eyleminin hızlandırılması; insan haklarının geliştirilmesi; kapsayıcı teknolojik dönüşümün sağlanması ve çok taraflılığa duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi.
BM’nin Yüksek Düzeyli Genel Kurul Haftası
BM’nin Yüksek Düzeyli Genel Kurul Haftası, “çok taraflılığın güçlü bir savunusu”na sahne oldu; Başkan, başarılı bir çok taraflılığın nihai sınavının “kolektif eylemin sahadaki gerçeklikleri değiştirip değiştirmediği” olduğunu vurguladı. Hafta kapsamında Genel Görüşmelerin yanı sıra, 2026 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları süreci ve İklim Zirvesi gibi diğer üst düzey etkinlikler de gerçekleştirildi.
4-6 Mayıs 2028 tarihlerinde Tacikistan’ın Duşanbe kentinde yapılması planlanan 2028 BM Su Konferansı’nın usullerinin BM Genel Kurulu tarafından kabul edilmesinin ardından yapılan görüşmelere güven sorunları da yansıdı. Kabul edilen karara göre Konferans; su konusundaki eylemleri ilerletmek için temel teşkil edecek, bağlayıcılığı olmayan ve müzakereleri önceden tamamlanmış bir sonuç belgesi niteliğindeki “Duşanbe Su Çerçevesi”nin oydaşma yoluyla kabul edilmesi kararlaştırıldı. Çeşitli heyetler, farklı gerekçelerle de olsa, sonuç belgesinin alacağı biçime ilişkin çekincelerini dile getirdiler.