Göller

ORADA BİR GÖL VARDI UZAKTA !

BENİM ÜLKEMİN SAHİPSİZ DÜNYA HARİKASI KURUYAN GÖLLERİ

 RAPOR NO: 41

RAPORUN ADI: DOĞAL GÖLLERİMİZİN DURUMU VE ACİL ÖNLEM İHTİYACI

Raporu Hazırlayanlar : MSc. Dursun Yıldız , MSc. Yusuf Başlamışlı ve Hamza ÖzgülerDoç. Dr. Nusret Demir, Dr. Fulya Aydın-Kandemir ve Akdeniz Üniversitesi Uzay Bilimleri  Teknolojileri Bölümü – Harita Çiz Yardım Et Dersi 2021 Bahar Dönemi Öğrencileri

GÖLLER

Göller, evsel ve endüstriyel su temini ile rekreasyon, taşkın kontrolü, ticari balıkçılık, sulama ve enerji üretimi gibi maksatlarla kullanılırlar. Bu kullanımlara ek olarak göllere evsel ve sanayi atık suları da boşaltılır. Göller, oldukça büyük arazi parçalarının drenaj sularını da alırlar. Göl ve gölü çevreleyen kara arasında sürekli bir alışveriş vardır. Yüzey ve yüzey altı akışları göle girer ve çıkar. Bu akışlar da çeşitli fiziksel, kimyasal ve biyolojik bileşenleri, organik maddeleri, tortu ve diğer pek çok maddeyi beraberinde sürükler. Bu akışların hızı, gölün coğrafik yapısı, iklimsel ve mevsimsel şartlara bağlı olarak farklılık gösterebilmektedir. Suyun göldeki bekleme süresi, göle giren ve çıkan akımlara, buharlaşmaya, yağışlara ve göldeki su hacmine bağlı olarak birkaç günden birkaç yıla kadar değişebilir (Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü, 2017).

Peşrev klasik Türk müziğinde faslın giriş taksiminden hemen sonra ve şarkıdan önce çalınan parçadır.

Yazıma başlarken ben de PEŞREV olarak SPD nin başlığını ve 41 Nolu raporunu hazırlayanları anımsayarak ve giriş yazısından alıntı yaparak sizlere merhaba demek istedim. Bazen olaylar, okuduğumuz yazılar unutuluyor, özenle sakladığımız yazılar tozlu raflarda kalıveriyor.

Geçenlerki bir yazımda mavi bayraklı İZNİK GÖLÜ başlığını kullanmısştım . Bursa DSİ teşkilatında görevdeyken  İznik Gölü’ndeki anılarımı sunmuştum. Sonra da notlarımı karıştırdım.

Buraya hatırlatma olarak göllerimizin yerlerini gösteren haritayı ekledim. Pek çoğunu ilk okul döneminden hatırlarız. Türkiye’nin büyük göllerini yazarak sıralardı öğretmenimiz kara tahtaya tebeşirle yazarak. Van Gölü, Tuz Gölü, Eğirdir Gölü ve diğerleri…..

Hele o krater göllerimiz, Artvin’deki Karagöl, Trabzon Uzungöl, Manyas, Uluabat ve son günlerin göz ağrısı Salda Gölü.

Öyle önemli oluşumlardır ki göller. Bir güzellik, bir fayda, bir iklim düzenleyicidir göller. Bu yalnız bizde değil dünyanın her yerinde.

İşte o organik kumları ile dünyaca ünlü sanki başka dünyalardaki masmavi göl, ve de işte birdaha asla  yerine geri getilemiyecek hali.

Uluabat (Apolyont) Gölü, Bafa Gölü, Eğirdir Gölü, Tuz Gölü, Van Gölü, Hazar Gölü.Pırıl pırıl tam magazinlik halleri ile yüreklerimizi serinleten göller.

Aşağıda da Nasrettin Hoca’nın yoğurt mayası çaldığı dillere destan Akşehir gölü. Bir taraftan iklim değişikliği bir taraftan kuraklık.  Zavallı geri gelmeyecek Akşehir Gölü.

Yanlış projeler, yanlış uygulamalar ve nekadar yanlış varsa sanki Nasrettin Hoca’nın o zavallı gölüne edilmiş tüm beddualar gibi.

Şimdi bu gölün geride hüzünle bıraktığı arazi de tarım yapılıyor. Artık geri dönüş yok. Göl kenarında çay bahçerleri, kaynamış mısır satan arabalar, yürüyüşler hayallerde kaldı. Ne oluyor diye bağırıp çağıran da yok. Nerede göllerin sahibi diyen yok. Bir kadercilik uykusundayız.

Ve aşağıda da Orta Anadolu’nun bir zamanlar göz bebeği Tuz Gölü. Ne diyim ki her şey çok acı, çok elem verici.

Avrupa kuruyor, Alp Dağları’nda buzullar eriyor.

Adam çeviriyor gölün etrafını, atıyor şezlongları, kuruyor çay ocağını. Kesiyor giriş biletini. Ruhsat var mı diye sorma yersin dayağı. Adam alıyor güzelim oraya has organik kumları, yüklüyor kamyonlara taşıyor başka yerlere. Bir de yol yaptırıyor kendine halka ulaşım kolaylığı adı altında. Nerede göllerin sahibi diyen yok. O güzelim göllerimizin kirletilmesi de apayrı bir konu.

Konserve fabrikalarının atıkları, tarım ilaçlarının boşalmış görünen ama içi hala zehir dolu kapları göllerde, zeytin yağı fabrikalarının atıkları, zeytin salamuralarının artıkları göllerde ve SAPANCA GÖLÜ gibi su kaynağı göllerimiz tek değil. Balıklar azalsın, o güzelim göller yosunlarla kaplansın, çınar ağacının altında otur ahkâm kes. Devlet nerde, göllerimizin sahibi yokmu ?

DÜŞÜNDÜM VE ………

Soracağım kişiyi bulmuş gibiyim. HPA Direktörü, SPD Başkanı uzman mühendis Dursun YILDIZ.

Sayın hocam; baraj göllerinin emniyet bölgesi DSİ’nin ve varsa özel şirketin. Ama kalan kısmı mal müdürlükleri ve dolayısı ile MİLLİ EMLAK’ın.

Peki doğal göllerin sahibi kim?

Saygılarımla

İlker Özel

Kaynakça: Atlas  Dergisi 5 Ağustos 2015 tarihli sayı, internet ve SPD arşivleri 

Kategoriler:Göller

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.