Kuraklık

SPD Başkanı Yıldız : Orman yangınları ekosistemin dengesini bozarak su kaynaklarını da olumsuz etkiliyor

metin, açık hava, gök, yol içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

6 Ağustos 2021

BM Raporları dünyada her yıl yaklaşık 13 milyon hektarlık orman alanının yokolduğunu ortaya koymaktadır. Bu da Türkiye’nin toplam orman varlığının yaklaşık yarısına karşılık gelmektedir. Ormanlar ekosistem dengesinin en önemli unsurları olup son dönemde artan yangınlar bu dengesizliği de arttırmaktadır. Orman yangınlarındaki artış su kaynakları üzerinde de olumsuz etkiler yaratmaktadır. Yangınlar su kaynaklarının vejetasyon-toprak-su dengesinde değişimlere neden olmaktadır.

Yangında kullanılan su miktarı genellikle su baskısı oluşturmaz

Orman yangınlarını söndürmede  uçak ve helikopter gibi hava araçları tarafından  kullanılan sular daha çok denizlerden ,göllerden ve havuzlardan  alınmaktadır. Zaman zaman uygun bölgelerde akarsulardan ve yeraltısularından da sular çekilip söndürme ve soğutma  amaçlı olarak  kullanılmaktadır. Ayrıca orman yangınlarında  su  kadar kimyasal maddeler de  kullanılmaktadır.

Yangınla mücadele uçağında bir sortide kullanılan su miktarının  yaklaşık 5 ton olup saatte 2 dolum yapabilmektedir.   binlerce sorti yapılsa bile  bu amaçla kullanılan suların   5000-10000 ton’u  geçmeyeceği görülmektedir. Dağlık alanlarda helikopterler, uçaklardan daha hızlı şekilde su alıp orman yangınına taşıma yapabilmektedir.  Bu helikopterler uçakların su ikmali yapabildiği su kaynaklarının yanında, Orman Genel Müdürlüğü tarafından yangına hassas bölgelerde her 5 km de bir tane olacak şekilde yapılan, 400 ila 1200 ton kapasitesi olan havuz ve göletlerden de  su ikmali yapabilmektedir. Uçakların 1 saatte iki defa 5’er tondan 10 ton su ikmali yapabilmesine karşın Ülkemizdeki helikopterlerin yanan alanlara saatte yaklaşık 12 çıkış (sorti) gerçekleştirebildiği ve  böylece 2,5 ton su taşıyabilen helikopterlerin  yangına bir saatte yaklaşık 30 ton su bıraktığı bilinmektedir. Yangınla mücadele helikopterlerinin su taşıma kapasitesi  son yıllarda 7,5-10  tona kadar ulaşmıştır.

Hava araçları kullanarak yangınla mücadelenin yanısıra  karasal mücadelede tatlı suyun yangın bölgelerine taşınıp çok geniş alanlarda yaygın olarak kullanılabilmesi, dağlık ormanlık arazi şartları ve yangın koşulları nedeniyle güç olmaktadır.

Orman yangınları ile mücadelede su kaynakları  söndürme ve soğutmada önemli bir rol oynamalarına rağmen bir plan dahilinde kullanıldıklarında etkinlikleri artmaktadır. Bu nedenle diğer tedbirlerle birlikte  optimum miktarda en uygun zamanda ve planlı bir şekilde kullanılırlar. Tüm bu nedenlerle orman yangını süresince  su kullanımı dönemsel ve planlı olur ve bu da su kaynakları üzerinde genellikle kaydadeğer bir baskı oluşturmaz.

Asıl etki yangından sonra oluşur. Ekosistemin dengesi bozulur.

Orman yangınlarını tetikleyen sebeplerden biri de meteorolojik  kuraklık sonucu oluşan sıcak hava kütleleri ve nem oranındaki azalmadır. Ancak sadece iklim yangın üzerinde etkili olmamakta, aynı zamanda yangın da iklim üzerinde değişikliklere neden olabilmektedir. Yanarak veya çeşitli şekillerde kaybolan orman varlığı da  doğrudan veya dolaylı olarak hidrolojik döngü içerisinde etkili olmaktadır. Orman yangınları  o bölgede yağmur damlalarının toprağa daha büyük bir enerji ile düşmesine,  terleme ve buharlaşmanın azalarak akışın artmasına  , toprağın geçirgenliğinin azalmasına ve yüzeysel akışa neden olarak su kaynaklarının miktar ve kalitesinde değişimlere ve erozyona yol açar. Yanmış ormanlardaki toprakların su tutma kapasitesinin % 10-15 arasında bir azalma gösterdiği saptanmıştır.

Uzmanlar çıkan büyük yangınlar vejetasyonun ortadan kalkması ile birlikte bölgesel olarak enerji dengesini ve mikro klimayı da etkileyebileceğini ileri sürmektedir. Yapılan çalışmalar yüzey karakteristiklerindeki değişimlerin o bölgedeki mikro klimayı değiştirdiğini göstermektedir.

Özet olarak orman yangınları birçok çevresel değişimi de beraberinde getirmektedir. Bu değişim yangının şiddetine, süresine, sıklığına, çıktığı yere, şekline ve büyüklüğüne bağlı olarak farklılık göstermektedir. Bu değişimin derecesi de mevsimlere ve yanıcı madde tipine ,arazi ve toprak özelliklerine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Doğa’nın kendini yenileme özelliği yangından bir dönem sonra harekete geçmektedir. Ancak bunun bozulan tüm ekosistem dengelerini  yeniden oluşturması uzun zaman almaktadır.

Kategoriler:Kuraklık

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.